Tag Archives: akupunktur etki mekanizması

Akupunktur İle Sigara Bırakma

Sigara bağımlılığın hem fiziksel hem psikolojik bağımlılık türü olması yüzünden, kişi kendi irade ile sigarayı bırakma denemesinde çoğu zaman başarısız kalır. (WHO)-Dünya Sağlık Örgütünün yayınladığı raporlara göre akupunkturla tedavi edilebilen alışkanlıklar grubunda sigara alışkanlığı yer almaktadır. 

Ä°lgili resim

Sigara Bırakmada Akupunktur Etki Mekanizması Nedir?

Akupunktur vücudu nikotinden hızlı temizler. Nikotin, beyinde bulunan ve endorfin salgılayan sinir uçlarını bloke eder (çalışmasını durdur). Akupunktur bahsettiğimiz sinir uçlarını uyararak endorfin maddesinin salınmasını sağlar bu da kişinin sakinleşmesine, keyif ve huzur bulmasına neden olmaktadır. Akupunktur nikotin eksikliğine bağlı yoksunluk belirtilerin azalmasına sebep olabilir.

Nikotin yoksulluk belirtileri nelerdir ?

Gerginlik, sinirlilik, uyku kalitenin bozulması, yorgunluk, dilde ve başta uyuşma ve boşluk hissi, konsantrasyon azlığı, dikkat eksikliği, baş ağrısı, ishal veya kabızlık ve iştah artışıdır. Bu belirtiler geçicidir ve vücudun kendini onardığını gösterir. Sigarayı bırakmak isteyenlerde tüm nikotin yoksunluk belirtileri ortaya çıkmaz.  Belirtiler ilk 72 saat şiddetlidir ve 7-10 gün içinde azalarak ortadan kalkar, ancak akupunktur tedavisi ile sigarayı bırakan kişilerde bu belirtiler minimal seviyede yaşanır ve saydığımız tüm belirtiler ortaya çıkmayabilir.

Ayrıca yapılan araştırmalar gösteriyor ki akupunktur ile sigarayı bırakan kişilerin, sigaraya tekrar başlama oranı, kendi iradesiyle sigarayı bırakanlara ve ilaçla sigarayı bırakanlara göre, daha düşüktür.

Akupunktur Tedavi Süreci Nedir Ve Nasıl Uygulanır ?

Kliniğimizde sigara bırakma tedavisinde kulak akupunktur yöntemi uygulanmakta. Kulak kepçesinde özel cihazla tespit ettiğimiz refleks noktalarına akupunktur iğneleri takılarak akupunkturun tedavi özelliğini ortaya çıkartıyoruz. Sizin yapmanız gereken tek şey sigara bırakmaya karar vermektir. Toplam 3 akupunktur seansı uygulanmak yeterlidir. Tedavi sırasında kullanılan steril gümüş iğneler saç teli kadar ince olduğundan kulağa batırıldığında acı hissedilmez, iğnenin durduğu yerde deride kızarıklık oluşabilir ve sıcaklık hissedilebilir.

Akupunktur tedavisi sürecinde hasta normal yaşamına devam ediyor. Ayrıca akupunktur tedavisi, ilaç tedavisi gibi yan etkileri içermez. Tedavi süresince komplikasyon yaşanmazken son derece rahatlatıcı  ve etkili bir tedavi seçeneğidir.

Alkol ve eroin bağımlılığı gibi nikotin de bir madde bağımlılığıdır. Ama unutmamak lazım bağımlılık asla iyileşmez ve ömür boyu bir uykuda kalır. Sigarayı bıraktıktan sonra 1 nefes dahi çekerseniz uykuda ki olan bağımlılık tekrar uyanır. Sigarayı bırakan şahıs 6 ay sigara içmese bağımlılık sorununu çözmüştür demek. Eğer 6 ay içinde bir sıkıntı yaşar ve sigara içme isteği olursa yine 1 veya 2 akupunktur seansı yapılabilir.

Kliniğimizde akupunktur uygulayan Doktor Ebru Uysal ve Doktor Berna Egemen  Sağlık Bakanlığın vermiş olduğu Muayenehane Akupunktur Ünitesi Yetki Belge ve Akupunktur Tedavisi Uygulama Sertifikalarına sahiplerdir.

Sigaranın sebep olduğu hastalıklar nelerdir ?

Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığın kısaca KOAH Hastalığın en yaygın nedeni sigaradır. Sigara içen her beş kişiden biri KOAH’a yakalanıyor. KOAH hava yollarıyla akciğer dokusunun zararlı duman ve gazlardan etkilenerek hasar görmesiyle oluşan, nefes darlığıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Erken evrede KOAH’da yakınmalar fazla olmadığı için hekime baş vurulmuyor. Hafif sorunu olan  da hekimin -Sigarayı Bırak- demesinden korktuğu için hekime gitmiyor. Ancak zamanla nefes darlığın artması yüzünden hasta günlük işleri bile yapamayacak duruma geliyor. Ayrıca bu hastalık bazen astımla da karıştırılabiliyor.

Sigara akciğer kanseri başta olmak üzere, ağız, dil, dudak, gırtlak, yemek borusu, mide, pankreas, mesane, böbrek ve kadınlarda rahim ağzı kanserine neden oluyor.

Ayrıca sigara kalp krizi, hipertansiyon, inme, damar tıkanıklığına, ülsere sebep olur. Damarlar üzerinde büzüşme etkisi yaparak ayak ülserinin oluşumuna ve atar damar damar yetersizlik ve tıkanmalarına neden olabilir (Burger hastalığı). Erkeklerde empotansa neden olabilir, hamilelerde düşük yapmaya neden olabilir. Eğer sigara içen şahısta Şeker hastalığı varsa sigara sinir ve böbrek hastalıklarının ortaya çıkmasını hızlandırır.

Sigara içilen evde ki yaşayan bebeklerde ve çocuklarda bir takım rahatsızlıklara daha sık rastlanır. Ani bebek ölüm riski 2,5 kat, bebeklerde kolik tarzı karın ağrısı 2 kat, astım ve alerjik hastalık 5 kat fazla görülür. Ayrıca, çocuklarda zatürre ve bronşit gibi solunum yolu enfeksiyonları belirgin şekilde artar, davranış bozukluklarına daha sık rastlanır.

Akupunktur ile sigarayı bırakma randevusu almak için lütfen 216 384 20 85-384 20 86 kliniğimizin telefon numaralarımızdan bizi arayınız.

Akupunktur İle Bel Fıtığı Tedavisi

Tüm fıtıkların yaklaşık % 90’ı bel bölgede görülür. Bel fıtığı en sık L4-L5 ve L5-S1 seviyelerinde görülür. Bunun nedeni bu seviyelerde yüklenmenin daha fazla ve bu segmentlerin daha hareketli olmalarına bağlanabilir. En belirgin semptom ağrıdır. Ağrı belden ziyade bacakta daha şiddetlidir.

acupuncture ile ilgili görsel sonucu

Bel Fıtığı Tedavisi Ve Akupunktur

(WHO) – Dünya Sağlık Örgütünün yayınladığı rapora göre akupunkturla tedavi edilebilen hastalıklar grubunda bel fıtığı yer almaktadır.

Bel fıtığı tedavisi büyük ölçüde bel fıtığın derecesine ve bel ağrısının şiddetine bağlı olarak planlanır. Disk herniasiyonu olan hastaların ancak % 1-3′ lük kısmı cerrahi tedaviyi gerektirmektedir. Kauda ekuina sendromu (mesane ve bağırsak işlev bozukluğu, duyu kaybı, her iki bacakta uyuşukluk ve güçsüzlük) her türlü tıbbi tedavi ve önleme rağmen ilerleyici nörolojik kayıplar olması durumunda cerrahi tedavi gerekebilir.

Ameliyat gerektirmeyen hastalarda fizik tedavi ve ilaç tedavisi dışında günümüzde etkili ve tedavi edici yöntemlerden akupunktur tedavisi sıkça baş vurulan tedavi yöntemidir.

Akupunkturun Tedavi Etkisi Nedir ?

İlk seanslarda önce ağrı giderici etki kendini gösterir, hastanın ağrısı azalır.  Akupunktur vücutta bulunan ve doğal ağrı kesici özelliği olan endorfin hormonunu harekete geçirerek bunu sağlamış olur.  Sonraki seanslarda artık tedavi edici etki kendini gösterir ve fıtık anatomik olarak gerilemeye başlar, diski oluşturan yapılardaki doku yenilenmesi başlar. Fıtık bölgesine kan dolaşımı artarak kas gevşetici ve ödem çözücü maddeler o bölgeye hucum eder. Akupunkturla uyarılan böbrek üstü bezleri kortizon salgılayarak fıtık bölgesindeki dokulardaki ödemin çözülmesine etki ederek damar ve sinirlere yapılan baskının ortadan kalkmasını sağlamaktadır. Akupunktur vücutta bulunan kas gevşetici ve doku besleyicileri maddeleri harekete geçirerek, bel çevresi (paravertebral) kas spazm şikayetleri azalır, kaslar kuvvetlenir ve hastanın duruşu düzelir. Akupunktur tedavisinin tetiklediği sakinleştirici etkiye sahip hormonlar sayesinde hasta psikolojik olarak rahatlamaktadır. 

Bel Fıtığında Akupunktur Nasıl Uygulanır ?

Akupunktur haftada 2-3 kez olmak üzere toplam 10-15 seans uygulanmakta. Yöntem olarak Fransız Kulak ve Vücut akupunkturu uygulamakta. Seans süresi 20-30 dakikadır.

Akupunkturun en çekici tarafı hiç bir yan etkinin olmamasıdır. Tedavi süresince komplikasyon yaşanmazken son derece rahatlatıcı bir tedavi seçeneğidir.

Tedavi sırasında kullanılan steril gümüş iğneler saç teli kadar ince olduğundan vücuda batırıldığında acı hissedilmez, iğnenin durduğu yerde kızarıklık oluşabilir ve sıcaklık hissedilebilir.

Belirtmek isteriz ki akupunktur tedavisi sürecinde hasta normal yaşamına devam edebilir. Ayrıca akupunktur tedavisi, ilaç tedavisindeki yan etkileri ve cerrahi tedavilerdeki riskleri içermez.

Kliniğimizde akupunktur uygulayan Doktor Ebru UYSAL ve Doktor Berna EGEMEN  Sağlık Bakanlığın vermiş olduğu Muayenehane Akupunktur Ünitesi Yetki Belge ve Akupunktur Tedavisi Uygulama Sertifikalarına sahiplerdir.

Akupunktur tedavisi için (0216) 384 20 85-384 20 86 kliniğimizin telefon numaralarından arayarak randevu alabilirsiniz.

Her Bel Omurun Arasında Bulunan Disk Nedir Ve Görevi Nedir?

İki omur arasında yer alan disk 4 – 6 mm kalınlığında, form değiştirebilen elastik yapıdadır. Diskin merkezi kısmında jöle benzeri, yumuşak bağ dokusundan oluşan nucleus pulposus, etrafında da özel lifli halka anulus fibrosus var. Bu iki farklı yapıdan oluşan diskler omurlar arasında yastık / amortisör görevi yapmaktadırlar. Diskler bütün omurga boyunca omurlar arasında yer alırlar ve böylece omurların birbiri üzerinde daha kolay hareket ederek ölçülü de olsa omurganın hareketliliğini sağlamış olurlar. Ayrıca omurgaya binen ağırlığın daha geniş yüzeye yayılması da sağlanmış olur.

Doğal olarak, lomber-bel bölgede bulunan diskler, daha üst seviyelerdeki, örneğin boyun bölgesindeki disklere oranla daha fazla ağırlığa maruz kalırlar. Bu da disklerin yıpranması neden bel bölgesinde daha fazla oluştuğunun nedenlerinden bir tanesidir.

Damarsal yapıları olmayan diskler beslenmeleri için gerekli olan oksijen, glikoz gibi maddeleri komşuluk yaptıkları omurların süngerimsi kemik yapılarından diffüzyon yoluyla alırlar. Bu nedenle direkt kan akımıyla beslenemeyen disklerde doku yaşlanması (mikroskopik dejenerasyonlar) diğer dokulara göre daha erken başlar. Disklerdeki bu dejeneratif değişimler otuzlu yaşlardan itibaren mikroskop altında görünür hale gelmektedir. İlerleyen yıllarda disklerdeki dejenerasyonlara paralel olarak, omurların kenarlarında kalsifikasyonlar (osteochondrose) ve omurlar arasındaki eklemlerde de (spondylose) dejenerasyonlar oluşur. Direkt röntgen filmlerinde, görülen kalsifikasyon ya da halk arasında kireçlenme olarak adlandırılan oluşumlar bu dejeneratif değişimlerdir.

Bel Fıtığı Nedir, Nedenleri Ve Risk Faktörleri Nelerdir ?

Tıbbi ismi Lomber Disk Hernisi olan bel fıtığı, disk kayması veya yırtılması sonucu sinirlerin omurlar arasında sıkışmasıdır. Böyle bir durumda omurlar arasında sıkışan sinirler sadece bel bölgesinde değil, kalça ve bacak bölgelerine de vuran ağrılara sebep olur. Bel fıtığı en sık L4-L5 ve L5-S1 seviyelerinde görülür. Fıtık taştığı bölgeye göre değişik belirtiler vermektedir.

Birçok faktör bel fıtığı riskini artırır. Sigara kullanımı, hareketsiz yaşam tarzı, yetersiz ve sağlıksız beslenme bel fıtığı oluşumunda önemli risk faktörleri arasında sayılabilir.

Vücut yaşlandıkça doğal biyokimyasal değişiklikler disklerde yavaş yavaş sıvı kaybı yaşanmasına neden olur. Bu da diskin dayanıklılığı ve esnekliğini etkiler. Diğer bir deyişle yaşlanma süreci, disklerde hareketlerin neden olduğu şoku emme kabiliyetini azaltarak omurga sağlığını olumsuz yönde etkiler.

Yanlış vücut duruşu de bel omurlarında baskı yaparak fıtıklaşmaya zemin hazırlar. Fazla vücut ağırlığı, alt sırtınızdaki disklerde ekstra strese neden olur.

Fiziksel olarak zorlu işlerde çalışan insanlar, daha fazla bel problemi riski taşımaktadır. Tekrarlayan kaldırma, çekme, itme, yana doğru bükme ve bükme de bel fıtığı riskini artırabilir. Ağır kaldırma, kontrolsüz ani bel hareketlerinde bulunma, uzun süre sabit ayakta durma veya oturma, düşme, çarpma gibi travmalara maruz kalma gibi zorlanmalar diskte yırtılmalara neden olarak bel fıtığına neden olabilir.

Genetik yapı: Bazı ailelerde bel fıtığına genetik yatkınlık vardır.

Bel Fıtığı Belirtileri Nelerdir ? 

En belirgin yakınma ağrıdır. Ağrı genellikle bel veya kalçadan başlayıp, bacak arkasından topuğa kadar yayılım gösterir (siyatik ağrı). Sıklıkla ağrı belden ziyade bacakta daha şiddetlidir. Ağrının yanında duyusal bozukluklar (yanma, keçeleşme, uyuşma) eşlik edebilir. Öksürme, ıkınma, hapşırma ve ıkınma gibi omurilik basıncını arttıran durumlarda ağrı şiddetlenebilir, hatta tutulmalar görülebilir. Ayakta durmak, oturmak ve öne eğilmek ağrıyı arttırabilir. Fıtığın seviyesine bağlı olarak hastalarda kuvvet kaybı, refleks kaybı veya his kaybı gelişebilir. Ciddi sinir baskısı durumlarında bacak, ayak bileği ve ayak kaslarında güçsüzlük, yürüme güçlüğü, idrar tutamama, dişkılama kontrolünde bozukluk, cinsel fonksiyonlarda kayıp gibi daha ileri nörolojik problemler ortaya çıkabilir. Böyle durumlarda acil ameliyat yapılması gerekir. Ancak unutmamak gerekir ki  bel fıtıkların % 97’si ameliyatlık değildir.

Ä°lgili resim

Bel Fıtığı Tanısı Nasıl Konur?

Bel fıtığı tanısı hasta öyküsü, fizik ve nörolojik muayene, röntgen, MR (manyetik rezonans) veya BT (bilgisayarlı tomografi) gibi görüntüleme yöntemleri ile konur. Bazı durumlarda EMG denilen (elektromiyografi- kasların doğal elektriksel aktivitesini ölçen) teste ihtiyaç duyulabilir.

Akupunktur İle Boyun Fıtığı Tedavisi

AKUPUNKTUR İLE BOYUN FITIĞI TEDAVİSİ

Bel fıtığından daha az sıklıkla görülen boyun fıtığı 30-45 yaşları arasında ve erkeklerde daha fazladır. C5-C6 seviyesinde en çok hareket vardır, fıtıklaşma bu seviyede en fazladır. Yaş ilerledikçe C6-C7 seviyesindeki fıtıklaşma sıklığı artar.

Kaynak görüntüyü göster

Boyunun Fıtığı Tedavisi Ve Akupunktur

(WHO) – Dünya Sağlık Örgütünün yayınladığı rapora göre akupunkturla tedavi edilebilen hastalıklar grubunda boyun fıtığı yer almaktadır.

Boyun fıtığı tedavisi büyük ölçüde boyun fıtığın derecesine ve boyun ağrısının şiddetine bağlı olarak planlanır. Ameliyat gerektirmeyen hastalarda fizik tedavi ve ilaçlarla tedavi uygulamanın yanında günümüzde etkili tedavi yöntemi akupunktur’dur.

Akupunktur Vücuda Nasıl Etki Ediyor ?

İlk seanslarda önce akupunkturun ağrı giderici etkisi kendini gösterir ve hastanın ağrısı azalır.  Akupunktur vücutta bulunan ve doğal ağrı kesici özelliği olan endorfin hormonunu harekete geçirerek bunu sağlamış olur.  Sonraki seanslarda artık tedavi edici etki kendini gösterir ve fıtık anatomik olarak gerilemeye başlar, diski oluşturan yapılardaki doku yenilenmesi başlar. Fıtık bölgesine kan dolaşımı artarak kas gevşetici ve ödem çözücü maddeler o bölgeye hucum eder. Akupunkturla uyarılan böbrek üstü bezleri kortizon salgılayarak fıtık bölgesindeki dokulardaki ödemin çözülmesine etki ederek damar ve sinirlere yapılan baskının ortadan kalkmasını sağlamaktadır. Akupunktur vücutta bulunan kas gevşetici ve doku besleyicileri maddeleri harekete geçirerek, boyun çevresi kas spazm şikayetleri azalır ve kaslar kuvvetlenir. Akupunktur tedavisinin tetiklediği sakinleştirici etkiye sahip hormonlar sayesinde hasta psikolojik olarak rahatlamaktadır. 

Boyun Fıtığında Akupunktur Nasıl Uygulanır ?

Akupunktur haftada 2-3 kez olmak üzere toplam 10-15 seans uygulanmakta. Yöntem olarak Fransız Kulak ve Vücut akupunkturu uygulamakta. Seans süresi 20-30 dakikadır. Akupunkturun en çekici tarafı hiç bir yan etkinin olmamasıdır. Tedavi süresince komplikasyon yaşanmazken son derece rahatlatıcı bir tedavi seçeneğidir.

Tedavi sırasında kullanılan steril gümüş iğneler saç teli kadar ince olduğundan vücuda batırıldığında acı hissedilmez, iğnenin durduğu yerde kızarıklık oluşabilir ve sıcaklık hissedilebilir.

Belirtmek isteriz ki akupunktur tedavisi sürecinde hasta normal yaşamına devam edebilir. Ayrıca akupunktur tedavisi, ilaç tedavisindeki yan etkileri ve cerrahi tedavilerdeki riskleri içermez.

Kliniğimizde akupunktur uygulayan Doktor Ebru Uysal ve Doktor Berna Egemen  Sağlık Bakanlığın vermiş olduğu Muayenehane Akupunktur Ünitesi Yetki Belge ve Akupunktur Tedavisi Uygulama Sertifikalarına sahiplerdir.

Akupunktur tedavisi için (0216) 384 20 85-384 20 86 kliniğimizin telefon numaralarından arayarak randevu alabilirsiniz

Disk Nedir Ve Diskin Erken Dejenerasyonu Neden Olur?

Boyun bölgesinde 7 adet omur mevcuttur. Omurlar arasında, ikinci ve üçüncü omurlar arasından başlayarak disk adı verilen kıkırdak yapılar bulunur. Boyun, başımızı her yöne çevirmemizi sağlayan ve başın ağırlığını taşıyan güçlü bir yapıya sahiptir. Bu hareketleri omurlar arasında bulunan diskler ve eklemler aracılığı ile sağlar. Boyun omurları içerisinden omurilik geçer. Omurlar arasında bulunan deliklerden ise kol kaslarının hareketini sağlayan ve kolların duyusunu sağlayan sinirler çıkar. Boyun omurları çok hareketli bir yapıya sahip olduğu için boyun ağrısı sık karşılaşılan bir yakınmadır. Erişkin yaş grubunda insanların yarısı yaşamlarında en az bir kez boyun ağrısı atağı geçirirler.

Damarsal yapıları olmayan diskler beslenmeleri için gerekli olan oksijen, glikoz gibi maddeleri komşuluk yaptıkları omurların süngerimsi kemik yapılarından diffüzyon yoluyla alırlar. Bu nedenle direkt kan akımıyla beslenemeyen disklerde doku yaşlanması (mikroskopik dejenerasyonlar) diğer dokulara göre daha erken başlar. Disklerdeki bu dejeneratif değişimler otuzlu yaşlardan itibaren mikroskop altında görünür hale gelmektedir. İlerleyen yıllarda disklerdeki dejenerasyonlara paralel olarak, omurların kenarlarında kalsifikasyonlar (osteochondrose) ve omurlar arasındaki eklemlerde de (spondylose) dejenerasyonlar oluşur. Direkt röntgen filmlerinde, görülen kalsifikasyon ya da halk arasında kireçlenme olarak adlandırılan oluşumlar bu dejeneratif değişimlerdir.

Boyun Fıtığı Nedir?

Omurlar arasında bulunan diskin çeşitli nedenlere bağlı olarak yırtılması sonucunda bu yapının omurilik kanalı ve sinir kökü kanalına girmesiyle boyun fıtığı oluşur.

Boyun Fıtığı Nedenleri Ve Boyun Fıtığı Nasıl Oluşur? 

Boyun fıtığının oluşması pek çok nedene bağlı olabilir. Trafik kaza sonrası veya travma sonrası boyun fıtığı oluşabilir, boynun yanlış hareketleri ve yanlış pozisyonları, boyun kaslarında zayıflık, yanlış duruş, psikolojik stres, yorgunluk, uzun süreli bilgisayar kullanımı, soğuk klima ısısına maruz kalmak ve egzersiz yapmamak başlıca boyun fıtığı nedenleri arasındadır.

Boyun, bele göre daha narin bir yapıda olduğundan, boyundaki deformasyonlar daha erken yaşlarda başlayabilir. Genetik yatkınlık da boyun fıtığına neden olabilir. Genellikle ince, narin ve uzun boyunlu insanlarda boyun fıtığı, kısa boyunlu insanlara oranda daha çok görülmektedir. Bu tip insanların kas yapıları daha zayıftır ve çevresel faktörler ile yaşam biçiminden çok daha kolay etkilenir.

Sigara kullanmak da boyun fıtığı riskini artıran nedenler arasındadır. Özellikle genç yaşlarda sigaraya başlayanlarda, boyun yapısı kısa sürede bozulmaktadır.

Boyun fıtığı, akut ve kronik olarak iki döneme ayrılabilir. Akut dönemde omurgalar arasındaki disk dokusunun jel kıvamında iç kısmının, daha kuvvetli bir bağ dokusundan oluşan dış kısmı yırtarak omurilik ve sinirlere bası yapması sonucu boyun fıtığı ortaya çıkar. Buna bağlı tek taraflı boyun ağrısı, kürek kemiğine, göğse ve kola yayılan ağrılar hissedilebilir. Ağrı, öksürük, ıkınma ve hapşırma ile artabilir. Kollarda güçsüzlük hissi, sabah yorgunluğu, kulakta çınlama ve uğultu de olabilir. Kronik dönemde omurga kemiklerinde çıkıntı oluşumu (osteofit) veya genel olarak omurga sistemini oluşturan yapıların yaygın dejenerasyonu ile servikal spondilozis- boyun kireçlenmesi adı verilen bir tablo söz konusudur.

Ä°lgili resim

Akupunktur ve boyun fıtığı tedavisi ile ilgili sorularınızı aşağıya yorum olarak yazın doktorlarımız cevaplasın veya randevu almak için lütfen 0216 384 20 85 – 86 kliniğimizin telefon numaralarından arayın!

akupunktur akupunktur ağrı tedavisi akupunktur ile boyun ağrısı tedavisi ameliyat sonrası geçmeyen ağrılar boyun fıtığı tedavisi akupunktur ile boyun fıtığı tedavisi boyun fıtık boyun ağrısı  

Akupunktur İle Stres Tedavisi

AKUPUNKTUR İLE STRES TEDAVİSİ

Her şeyin üstünüze geldiğini hissediyor ve hatta fiziki sağlığınızın da bozulduğunu fark ediyorsanız, stres seviyenizi kontrol edemeyecek noktaya geldiniz demektir. Çünkü stres genellikle kontrol edilemeyecek düzeye geldiğinde kendini belli eder.

Her insanın stres seviyesi farklıdır, bu nedenle hangi aşamada kontrol edilemez hale geldiği her insanda farklılık gösterir. Kimi insanlar ölüm, ayrılık gibi durumlarda bile sakin kalabilirken, kimi insanlar için kısa süre gecikmiş borç bile ciddi bir mesele olabilir.

Stres her zaman kötü değildir. Küçük dozlarda, baskı altında performans göstermenize yardımcı olabilir ve elinizden gelenin en iyisini yapmanız için size motivasyon verir. Ancak sık sık strese girme eğiliminde olursanız bu durum ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Kronik stres vücudunuzdaki hemen hemen her organ sistemi bozar. Bağışıklık sisteminizi baskılayabilir, sindirim sisteminizi ve üreme sisteminizi olumsuz etkileyebilir, kalp krizi ve felç riskini artırabilir ve yaşlanma sürecini hızlandırabilir, sizi endişeye, depresyona ve diğer zihinsel sağlık sorunlarına karşı daha savunmasız bırakır.

Her kişinin stres seviyesi farklı olsa da stresin belirtileri genellikle benzerlik gösterir. Bunlar psikolojik, duygusal, fiziksel ve davranış belirtileri olarak ayrılır.

Stresin psikolojik belirtileri: Zihinsel performans eksikliği, hafıza problemleri, unutkanlık, konsantre olamama, zayıf yargı, sadece olumsuzları görmek, dengesiz ruh hali, endişeli veya yarış düşünceleri ve sürekli endişeli olmak.

Duygusal belirtiler: Depresyon veya genel mutsuzluk, anksiyete – kaygı ve ajitasyon, sinirlilik veya öfke, bunalmış hissetmek, yalnızlık ve izolasyon.

Stresin fiziksel belirtileri:  Ağrı ve sızılar, değişken bağırsak alışkanlığı: ishal veya kabızlık nöbetleri, bulantı, baş dönmesi, baş ağrısı, göğüs ağrısı, kalp çarpıntısı, cinsel dürtü kaybı, sık soğuk algınlığı veya grip geçirme.

Stresin davranış belirtileri: Az ya da çok yemek, çok fazla ya da çok az uyumak, erteleme veya ihmal etme sorumlulukları, rahatlamak için alkol, sigara veya uyuşturucu kullanmak, sinir alışkanlıkları (örneğin tırnak ısırma, tüy koparma hastalığı-trikotilomani).

Stresin neden olduğu veya daha da kötüleştirdiği sağlık sorunları nelerdir?

Sindirim problemleri, egzema, kalp hastalığı, depresyon ve anksiyete, uyku problemleri, otoimmün hastalıklar, kilo problemleri, üreme sorunları, düşünme ve hafıza sorunları, tiroid problemleri, astım, her türlü kas ve iskelet ağrısı, fibromiyalji, bel-boyun ağrıları, migren baş ağrısı ve gerilim tipi baş ağrıları.

Stresle Başa Çıkma Yolları Ve Tedavisi

Aktivite seviyenizi arttırmak, stresi azaltmak ve daha iyi hissetmeye başlamak için her zaman yardımcı olur. Yürüme, koşma, yüzme ve dans gibi ritmik egzersizler özellikle etkilidir. Rahatlamayı öğrenin. Nefes egzersizleri gevşemenizi sağlar. Düzenli olarak uygulandığında, bu aktivite günlük stres seviyenizi azaltabilir ve neşe ve dinginlik duygularını artırabilir. İşlenmiş ve hazır yiyecekler, rafine karbonhidratlar ve şekerli atıştırmalıklar stres belirtilerini kötüleştirebilir, taze meyve ve sebzeler, yüksek kaliteli proteinler ve omega-3 yağ asitleri bakımından zengin bir diyet ise stresle daha iyi başa çıkmanıza yardımcı olabilir. Yeterince uyumak ve yeterince dinlenmek ve yeterince sosyalleşmek stresi azaltabilir.

Stres yönetimi teknikleri, kendi kendine yardım kitaplarından veya bir stres yönetimi kursuna katılarak elde edilebilir. Bazen stres sebeplerinden kaçmak ve stresin etkilerini en aşağı düzeye çekmek tek başına mümkün olmayabilir. Kişi stres yönetimi için bir psikologdan yardım alabilir veya akupunktur tedavisini yaptırabilir. Genellikle depresyon veya anksiyete gibi altta yatan bir hastalık varsa ilaç tedavisi önerilir.

Akupunktur tedavisi tek başına veya diğer tedavi yöntemlerle kombine edilerek uygulanabilir.

Streste Oluşan Kortizol Yüksekliği Ve Kanda Artan Kortizol Düzeyi Hangi Hastalıklara Zemin Hazırlıyor?

Araştırmalar gösteriyor ki stresli zamanlarda kanda kortizol düzeyi artıyor. Kanda kortizol uzun süre yüksek kalınca bir değil birçok şey devreye giriyor:
Rahatlamak için yediğimiz ve strese karşı iyi geldiğini sandığımız gıdaların yani şekerli, unlu, yağlı ve kızartılmış besinlerin tüketimi artıyor. Neticede kilo almamız kolaylaşıyor ve kortizol, özelikle karın bölgesinde yağlanmaya neden oluyor. Karın yağlanması, kalp ve damar hastalıkların oluşması için önemli risk faktörler arasındadır. Kortizolun etkilerinden tuz ve su tutulumuna bağlı ödem ve kan basıncımız yükseliyor, hipertansiyon hastalığına davetiye çıkıyor. Kanda şeker düzeyi yükseliyor, şeker hastalığına zemin hazırlanıyor. Yemek borusu ve mide arasındaki “kapak” mekanizması bozuluyor. Reflü sorunu devreye giriyor. Mide asit üretimi artıyor, gastrit ve benzeri hazım sorunları tetikleniyor. Kalın bağırsak spazmları nedeniyle spastik kolit/hassas bağırsak sendromu gibi sorunlar tehdit etmeye başlıyor. Daha sonra kronik iltihap sendromu devreye giriyor. Kronik yorgunluk tablosu, ilerleyici bir bitkinlik süreci gelişiyor. Yine kronik iltihap nedeniyle pek çok kronik hastalığa zemin hazırlanıyor. Strese bağlı bağışıklık bozuklukları neticesinde bağışıklık sistemi zayıflıyor. Otoimmun hastalıklar (haşimoto, vitiligo, lupus, multip skleroz, sedef, artritler) tetikleniyor. Mikroplara karşı direnç düşüyor ve daha sık hastalanmaya başlıyorsunuz.

Streste Akupunkturun Faydaları Nelerdir?

Akupunktur  vücutta bulunan doğal sakinleştirici maddeleri salgılatarak stres seviyesini azaltır ve kortizolun kan değerlerinde düşüşe sebep olur. Akupunktur tedavi süreci ilerleyince kanda kortizol değeri azalınca kortizol fazlalığın devreye soktuğu mekanızmalar tek tek zamanla kırılmış olur.

Akupunktur limbik sistem, otonom sinir sistemi ve endokrin sistemi üzerine etki ederek tedaviyi sağlar. Limbik sistem, beynin derinliklerinde bulunan ve temelde duygu ve davranışların düzenlenmesi, uzun süreli hafıza ve motivasyondan sorumlu beyin bölgelerinin ortak adıdır. Beyin ödül merkezi de burada bulunur.  Akupunktur kanda serotonin, endorfin, dopamin ve ağrı kesicileri artırarak keyif verir, endişeleri yok eder, kaygıları azaltır ve vücut ağrılarını dindirir.

Stres tedavisinde akupunktur haftada 2-3 kez olmak üzere toplam 10-15 seans uygulanmakta.

Sınav Stresi İçin Akupunktur

Gençler sıkça akupunktura sınav stresi için müracaat ediyorlar. Akupunktur sınav başarısını artırmak için, sınav stresini azaltmak için ve konsantasyon artırıcı olarak kullanılabilir. Kulak kepçenin üzerinde ki noktalara, baş ve boynun üzerinde ki akupunktur noktalarına süper incecik gümüş iğneler takılır. Ortalama haftada bir veya iki seans kişi gelebilir. Genç danışanlar akupunkturu sınav tarihine kadar yaptırabilir.

Akupunktur randevusu almak ve daha detaylı bilgi için lütfen 0216 384 20 85-86 kliniğimizin telefonlarından bizi arayınız.

 

Akupunktur İle Sigara Bırakma

AKUPUNKTUR İLE SİGARA BIRAKMA TEDAVİSİ

Sigara bağımlılığın hem fiziksel hem psikolojik bağımlılık türü olması yüzünden, kişi kendi irade ile sigarayı bırakma denemesinde çoğu zaman başarısız kalır. (WHO)-Dünya Sağlık Örgütünün yayınladığı raporlara göre akupunkturla tedavi edilebilen alışkanlıklar grubunda sigara alışkanlığı yer almaktadır. 

Ä°lgili resim

Akupunktur etki mekanizması

Akupunktur vücudu nikotinden hızlı temizler. Nikotin, beyinde bulunan ve endorfin salgılayan sinir uçlarını bloke eder (çalışmasını durdur). Akupunktur bahsettiğimiz sinir uçlarını uyararak endorfin maddesinin salınmasını sağlar bu da kişinin sakinleşmesine, keyif ve huzur bulmasına neden olmaktadır. Akupunktur nikotin eksikliğine bağlı yoksunluk belirtilerin azalmasına sebep olabilir.

Nikotin yoksulluk belirtileri nelerdir ?

Gerginlik, sinirlilik, uyku kalitenin bozulması, yorgunluk, dilde ve başta uyuşma ve boşluk hissi, konsantrasyon azlığı, dikkat eksikliği, baş ağrısı, ishal veya kabızlık ve iştah artışıdır. Bu belirtiler geçicidir ve vücudun kendini onardığını gösterir. Sigarayı bırakmak isteyenlerde tüm nikotin yoksunluk belirtileri ortaya çıkmaz.  Belirtiler ilk 72 saat şiddetlidir ve 7-10 gün içinde azalarak ortadan kalkar, ancak akupunktur tedavisi ile sigarayı bırakan kişilerde bu belirtiler minimal seviyede yaşanır ve saydığımız tüm belirtiler ortaya çıkmayabilir.

Ayrıca yapılan araştırmalar gösteriyor ki akupunktur ile sigarayı bırakan kişilerin, sigaraya tekrar başlama oranı, kendi iradesiyle sigarayı bırakanlara ve ilaçla sigarayı bırakanlara göre, daha düşüktür.

Akupunktur Nasıl Uygulanır ?

Kliniğimizde sigara bırakma tedavisinde kulak akupunktur yöntemi uygulanmakta. Kulakta özel cihazla tespit edilmiş refleks noktaları akupunktur iğneleri ile uyarılır. Yapmanız gereken tek şey sigarayı bırakmaya karar vermektir. Toplam 3 akupunktur seansı uygulanmakta. Tedavi sırasında kullanılan steril gümüş iğneler saç teli kadar ince olduğundan vücuda batırıldığında acı hissedilmez, iğnenin durduğu yerde kızarıklık oluşabilir ve sıcaklık hissedilebilir.

Belirtmek isteriz ki akupunktur tedavisi sürecinde hasta normal yaşamına devam edebilir. Ayrıca akupunktur tedavisi, ilaç tedavisi gibi yan etkileri içermez. Tedavi süresince komplikasyon yaşanmazken son derece rahatlatıcı bir tedavi seçeneğidir.

Alkol ve eroin bağımlılığı gibi nikotin de bir madde bağımlılığıdır. Ama unutmamak lazım bağımlılık asla iyileşmez ve ömür boyu bir uykuda kalır. Sigarayı bıraktıktan sonra 1 nefes dahi çekerseniz uykuda ki olan bağımlılık tekrar uyanır. Sigarayı bırakan şahıs 6 ay sigara içmese bağımlılık sorununu çözmüştür demek. Eğer 6 ay içinde bir sıkıntı yaşar ve sigara içme isteği olursa yine 1 veya 2 akupunktur seansı yapılabilir.

Kliniğimizde akupunktur uygulayan Doktor Ebru Uysal ve Doktor Berna Egemen  Sağlık Bakanlığın vermiş olduğu Muayenehane Akupunktur Ünitesi Yetki Belge ve Akupunktur Tedavisi Uygulama Sertifikalarına sahiplerdir.

Sigaranın sebep olduğu hastalıklar nelerdir ?

Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığın kısaca KOAH Hastalığın en yaygın nedeni sigaradır. Sigara içen her beş kişiden biri KOAH’a yakalanıyor. KOAH hava yollarıyla akciğer dokusunun zararlı duman ve gazlardan etkilenerek hasar görmesiyle oluşan, nefes darlığıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Erken evrede KOAH’da yakınmalar fazla olmadığı için hekime baş vurulmuyor. Hafif sorunu olan  da hekimin -Sigarayı Bırak- demesinden korktuğu için hekime gitmiyor. Ancak zamanla nefes darlığın artması yüzünden hasta günlük işleri bile yapamayacak duruma geliyor. Ayrıca bu hastalık bazen astımla da karıştırılabiliyor.

Sigara akciğer kanseri başta olmak üzere, ağız, dil, dudak, gırtlak, yemek borusu, mide, pankreas, mesane, böbrek ve kadınlarda rahim ağzı kanserine neden oluyor.

Ayrıca sigara kalp krizi, hipertansiyon, inme, damar tıkanıklığına, ülsere sebep olur. Damarlar üzerinde büzüşme etkisi yaparak ayak ülserinin oluşumuna ve atar damar damar yetersizlik ve tıkanmalarına neden olabilir (Burger hastalığı). Erkeklerde empotansa neden olabilir, hamilelerde düşük yapmaya neden olabilir. Eğer sigara içen şahısta Şeker hastalığı varsa sigara sinir ve böbrek hastalıklarının ortaya çıkmasını hızlandırır.

Sigara içilen evde ki yaşayan bebeklerde ve çocuklarda bir takım rahatsızlıklara daha sık rastlanır. Ani bebek ölüm riski 2,5 kat, bebeklerde kolik tarzı karın ağrısı 2 kat, astım ve alerjik hastalık 5 kat fazla görülür. Ayrıca, çocuklarda zatürre ve bronşit gibi solunum yolu enfeksiyonları belirgin şekilde artar, davranış bozukluklarına daha sık rastlanır.

Akupunktur ve sigara bırakma yöntemi ile ilgili sorularınızı aşağıya yorum olarak yazın doktorlarımız cevaplasın veya randevu almak için lütfen 0216 384 20 85 – 86 kliniğimizin telefon numaralarından arayın!