Tag Archives: akupunktur ile migren tedavisi

Akupunktur Ve Migren

AKUPUNKTUR VE MİGREN 

Tedavisi mümkün nörolojik bir hastalık olan migren, çoğunlukla ataklar halinde gelen bir baş ağrısı tipidir ve doktora en fazla başvurulan rahatsızlıklardan biridir. Migren hormonlarının aktif olduğu genç yaşlardaki kadınlarda görülme sıklığı erkeklere göre üç katı fazladır. Kadınların yaklaşık % 20’sinin, erkeklerin ise % 8’inin migreni olduğu bilinmektedir.  

Headaches & Migraines - Headache & Pain Center of Palm Beach

Migren baş ağrısı hakkında ve akupunktur tedavi hakkında merak edilen tüm detaylar aşağıda yer almaktadır.

Dayanılmaz Migren Ağrıları Akupunkturla Son Bulabilir

Dünya Sağlık Örgütünün yayınladığı rapora göre akupunkturla tedavi edilebilen hastalıklar grubunda migren baş ağrısı ve gerilim tipi baş ağrısı yer almaktadır. Yapılan bilimsel araştırmalarda ve uygulamalarda akupunktur tedavisinin migren üzerinde % 80’e yakın başarılı olduğu tespit edilmiştir.

Migreni olan hastalarda normal insanlara göre ağrı eşiği daha düşüktür ve ağrı çok daha hızlı tetiklenir. Doğal olarak ağrı daha şiddetli olur. Akupunktur uygulamaları ile bu ağrı eşiği daha yukarılara çekilir. Dolayısıyla akupunktur migren ağrı krizini kesmek yerine ağrının gelmemesini sağlar veya ağrı gelme süresini uzatır. Ayrıca akupunktur baş ağrı atağı sırasında beyin kimyasallarında yaşanan dengesizlikleri ortadan kaldırarak ve östrojen hormon salınımını dengeleyerek etki etmektedir. Vücutta hazır olan iyileştirici faktörlerin yani endorfin, serotonin gibi ağrı kesici ve rahatlatıcı maddelerin salgılanmasını sağlayarak etki etmektedir. Akupunktur tedavisinden sonra migren nöbetleri seyrekleşir veya migren tümüyle ortadan kalkabilir.

Tedavi Süreci :

Akupunktur haftada 2-3 kez olmak üzere toplam 10-15 seans uygulanmakta. Yöntem olarak Fransız Kulak ve Vücut akupunkturu uygulamakta. Seans süresi 20-30 dakikadır. Tedavi sırasında kullanılan steril gümüş iğneler saç teli kadar ince olduğundan vücuda batırıldığında acı hissedilmez, iğnenin durduğu yerde kızarıklık oluşabilir ve sıcaklık hissedilebilir.

Akupunkturun en çekici tarafı hiç bir yan etkinin olmamasıdır. Tedavi süresince komplikasyon yaşanmazken son derece rahatlatıcı bir tedavi seçeneğidir.

Akupunktur tedavisi sürecinde hasta normal yaşamına devam edebilir. Ayrıca akupunktur tedavisi, ilaç tedavisindeki yan etkileri ve cerrahi tedavilerdeki riskleri içermez.

Akupunktur tedavi sonrası migren nöbetleri seyrekleşir veya migren atakları ortadan kalkabilir. Migren teşhisi konulduktan sonra akupunktur tedavisine başlanırsa akupunktur etkisini erkenden gösterir ve daha az akupunktur seansı ile hasta tedavi edilebilir. Akupunktur tedavisi gören hastalarımıza kliniğimizde yapılan Besin İntolerans Testi öneriyoruz. Kliniğimizde ayrıca Gerilim Tipi Baş AğrılarıSinüzit (akut veya kronik) Baş Ağrıları ve Boyun Kireçlenme Kaynaklı Baş Ağrıları  akupunkturla tedavi etmekteyiz.

Kliniğimizde akupunktur uygulayan Doktor Ebru Uysal ve Doktor Berna Egemen  Sağlık Bakanlığın vermiş olduğu Muayenehane Akupunktur Ünitesi Yetki Belge ve Akupunktur Tedavisi Uygulama Sertifikalarına sahipler.

Akupunktur tedavisi için (0216) 384 20 85-384 20 86 kliniğimizin telefon numaralarından arayarak randevu alabilirsiniz.

Migren Nedir Ve Belirtileri Nelerdir?

Migren, bazen bulantı, kusma ile beraber giden zonklayıcı, şiddetli, zaman zaman tek taraflı ve sıklıkla enseden göze veya göz arkasından başlayıp enseye geçebilen baş ağrısıdır. Damarsal kökenlidir. Ağrı bazen ayda 1 bazen haftada 2-3 kez şeklinde gelebilir.

Yaklaşık kişilerin %30’unda ağrının geleceğini haber veren ön belirtiler vardır buna ”aura” dönemi denir. Aura döneminde, geçici olarak yaşanan, görme bozukluğu, parlak ışık çakmaları, sersemlik, bulantı, yorgunluk ve konsantrasyon bozukluğu gibi belirtiler olur. Aura dönemi 5-60 dakika arası sürebilir. Birçok kişide migren atağı aura dönemini yaşamadan başlar. Migren hastalarının baş ağrısına eşlik eden diğer durumlar: bulantı, kusma, ışık, ses ve kokuya karşı hassasiyettir. Migren atakları genellikle 20-30 yaş arası başlar, fakat baş ağrısı atakları çocukluk yada ergenlik döneminde de yaşanabilir.

Migren Tetikleyicileri Nelerdir?

Kadınların yaşamış olduğu hormonal değişiklikler sebebiyle migren ataklarının ortaya çıkması kolaylaşır. Östrojen dalgalanmaları birçok kadının baş ağrılarını tetikleyebilir. Migren öyküsü olan kadınların, östrojen seviyesinde bir azalma yaşandığında adet öncesi ya da devamında baş ağrısı yaşayabilirler. Hamilelik veya menopoza girme dönemi migrenin ortaya çıkmasına neden olabileceği gibi, var olan migren ataklarının seyrini değiştirebilir. Kadınların kullandığı hormon ilaçlar da migrenin seyrini kötüleştirebilir. İşte ve ev hayatında yaşanan stres migren atakların nedenlerinden olabilir. Uykusuzluk, aşırı uyku, uyku kalitesindeki bozulmalar migren atağının sıklaşmasına ya da ortaya çıkmasına neden olabilir. Cinsel aktivite veya yoğun fiziksel efor migreni tetikleyebilir. Açlık veya aşırı yemek, bazı gıda maddeleri ve gıdanın içinde ki katkı maddeler, alkol ve kafeinli içecekler migreni tetikleyebilir. Çevrede ki hava basıncı veya basınç değişiklikleri migreni tetikleyebilir. Gürültü, parlak ışıklar, güneş ışığına maruz kalmak, bazı yoğun kokular migreni tetikleyebilir.

Akupunktur ve migren tedavisi ile ilgili sorularınızı aşağıya yorum olarak yazın doktorlarımız cevaplasın veya randevu almak için lütfen 0216 384 20 85 – 86 kliniğimizin telefon numaralarından arayın!

akupunktur akupunktur ağrı tedavisi akupunktur ile migren tedavisi akupunktur ile baş ağrısı tedavisi tekrarlayan baş ağrıları migren akupunktur kadıköy

Akupunktur İle Migren Ve Baş Ağrısı Tedavisi

Tedavisi mümkün nörolojik bir hastalık olan migren, çoğunlukla ataklar halinde gelen bir baş ağrısı tipidir ve doktora en fazla başvurulan rahatsızlıklardan biridir. Migren hormonlarının aktif olduğu genç yaşlardaki kadınlarda görülme sıklığı erkeklere göre üç katı fazladır. Kadınların yaklaşık % 20’sinin, erkeklerin ise % 8’inin migrenli olduğu bilinmektedir. Migren, bazen bulantı ve kusma ile beraber giden zonklayıcı, şiddetli, zaman zaman tek taraflı ve sıklıkla enseden göze veya göz arkasından başlayıp enseye geçebilen baş ağrısıdır. Damarsal kökenlidir. Ağrı bazen ayda 1 bazen haftada 2-3 kez şeklinde gelebilir.

Headaches & Migraines - Headache & Pain Center of Palm Beach

Akupunktur tedavisi hakkında merak edilen tüm detaylar aşağıda yer almaktadır.

Dayanılmaz Migren Ağrıları Akupunkturla Son Bulabilir

Dünya Sağlık Örgütünün yayınladığı rapora göre akupunkturla tedavi edilebilen hastalıklar grubunda migren baş ağrısı ve gerilim tipi baş ağrısı yer almaktadır. Yapılan bilimsel araştırmalarda ve uygulamalarda akupunktur tedavisinin migren üzerinde % 80’e yakın başarılı olduğu tespit edilmiştir.  

Migreni olan hastalarda normal insanlara göre ağrı eşiği daha düşüktür ve ağrı çok daha hızlı tetiklenir. Doğal olarak ağrı daha şiddetli olur. Akupunktur uygulamaları ile bu ağrı eşiği daha yukarılara çekilir. Dolayısıyla akupunktur migren ağrı krizini kesmek yerine ağrının gelmemesini sağlar veya ağrı gelme süresini uzatır. Ayrıca akupunktur baş ağrı atağı sırasında beyin kimyasallarında yaşanan dengesizlikleri ortadan kaldırarak ve östrojen hormon salınımını dengeleyerek etki etmektedir. Vücutta hazır olan iyileştirici faktörlerin yani endorfin, serotonin gibi ağrı kesici ve rahatlatıcı maddelerin salgılanmasını sağlayarak etki etmektedir. Akupunktur tedavisinden sonra migren nöbetleri seyrekleşir veya migren tümüyle ortadan kalkabilir.

Migrende  Akupunktur Tedavi Süreci Nasıldır ?

Akupunktur haftada 2-3 kez olmak üzere toplam 10-15 seans uygulanmakta. Yöntem olarak Fransız Kulak ve Vücut akupunkturu uygulamakta. Seans süresi 20-30 dakikadır. Tedavi sırasında kullanılan steril gümüş iğneler saç teli kadar ince olduğundan vücuda batırıldığında acı hissedilmez, iğnenin durduğu yerde kızarıklık oluşabilir ve sıcaklık hissedilebilir.

Akupunkturun en çekici tarafı hiç bir yan etkinin olmamasıdır. Tedavi süresince komplikasyon yaşanmazken son derece rahatlatıcı bir tedavi seçeneğidir.

Akupunktur tedavisi sürecinde hasta normal yaşamına devam edebilir. Ayrıca akupunktur tedavisi, ilaç tedavisindeki yan etkileri ve cerrahi tedavilerdeki riskleri içermez.

Akupunktur tedavi sonrası migren nöbetleri seyrekleşir veya migren atakları ortadan kalkabilir. Migren teşhisi konulduktan sonra akupunktur tedavisine başlanırsa akupunktur etkisini erkenden gösterir ve daha az akupunktur seansı ile hasta tedavi edilebilir. Akupunkturla ağrı sıklığı ve şiddetinin azaltılmasında olumlu sonuçlar alınır. Kronik migren tanısı konduğunda akupunktur uygulamasının yapılması ile oldukça başarılı sonuçlar alınabilir.

Akupunktur tedavisi gören hastalarımıza ayrıca kliniğimizde yapılan Besin İntolerans Testi öneriyoruz. Kliniğimizde Migren Baş Ağrının yanında Gerilim Tipi Baş AğrılarıSinüzit (akut veya kronik) Baş Ağrıları ve Boyun Kireçlenme Kaynaklı Boyun ve Baş Ağrıları akupunkturla tedavi etmekteyiz.

Kliniğimizde akupunktur uygulayan Doktor Ebru Uysal ve Doktor Berna Egemen  Sağlık Bakanlığın vermiş olduğu Muayenehane Akupunktur Ünitesi Yetki Belge ve Akupunktur Tedavisi Uygulama Sertifikalarına sahiplerdir.

Akupunktur randevusu almak için lütfen (0216) 384 20 85-384 20 86 kliniğimizin telefon numaralarından arayınız.

Migrenin Nedenleri Ve Belirtileri Nelerdir ?

Migrenin neden ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir. Migrenin beyindeki kan damarları ve elektriksel sinir uyarısını ileten kimyasal maddelerdeki değişikliklere bağlı olduğu düşünülmektedir, ancak bu değişikliklerin neden oluştuğu konusunda araştırmalar halen sürmektedir. Migrenin kalıtımla geçip geçmediği bilinmemektedir. Çalışmalara göre, eğer anne-babadan birinde migren varsa, çocukta da olma olasılığı %40’tır. Eğer her ikisinde de migren varsa, çocukta da %75 olasılıkla migren görülecektir. Tek yumurta ikizlerinde çift yumurta ikizlerine göre migrene yatkınlık daha fazladır. Birçok kadında adet kanamasından hemen önce östrojen hormonu düzeylerinin azalması migren ağrısına yol açabilir. Birçok faktör migreni başlatabilir. Bu tetikleyici faktörlere karşı duyarlı olan kişiler, bu faktörlerden uzak durarak migrenin getirdiği kısıtlamalardan büyük ölçüde kurtulabilirler.

Migren nöbeti sırasında özellikle serotonin düzeyinin azalması, beynin bir bölümündeki damarlarda kasılmaya ve daralmaya neden olabilir. Hemen sonrasında damarlar genişler ve bu durumun baş ağrısına neden olduğu düşünülür. Yaklaşık kişilerin % 30’unda ağrının geleceğini haber veren ön belirtiler vardır buna ”aura” dönemi denir. Aura döneminde, geçici olarak yaşanan, görme bozukluğu, parlak ışık çakmaları, sersemlik, bulantı, yorgunluk ve konsantrasyon bozukluğu gibi belirtiler olur. Aura dönemi 5-60 dakika arası sürebilir. Birçok kişide migren atağı aura dönemini yaşamadan başlar. Ardından ağrı dönemi yaşanır ve bu hastanın en çok zorlandığı dönemdir. Başın sol ya da sağ yarısında var olan ağrı şiddetli olarak artış gösterir, hastanın ışığa ve sese karşı aşırı bir tolerans kaybı olur. Karın ağrısı midede bulantı ve sık idrara çıkma görülür. Hasta, ağrının geçme dönemindeyse bir önceki döneme oranla daha rahattır fakat huzursuzluk, konsantrasyon bozukluğu ve yorgunluk ağrının ardında bıraktığı etkilerdir.

Migren genellikle 16-35 yaş arası başlar. 50 yaş civarında sıklığı azalmaya başlar. Kadınlarda menstruasyonla ilgili migren menopozda kaybolur. Bazı istisnalar hariç migren ileri yaşlarda problem olmaz.

Migren Ağrısını Tetikleyen Faktörler Nelerdir ?

Migrenli bayanların yaklaşık %70 inde ataklar adet döneminde sıklaşır ve şiddetleri artar. Bazı bayanlarda ise migren krizleri sadece adet dönemlerinde olur. Bir kısım bayan hastalarda özellikle menstruasyon sırasında olan ağrılarının daha şiddetli olduğunu ifade ederler. Birçok bayan hastada özellikle gebeliğin ilk 3 ayında ağrı çekmez. Östrojen hormonu seviyelerindeki oynamaların tetikleyici faktör olabileceği kabul edilmektedir. Doğum kontrol haplarındaki veya menopoz için kullanılan hormonlardaki östrojen tetikleyici olabilir. Menopoza girmiş migrenli hastalarda mecbur olunmadıkça hormonal ilaçlardan kaçınılmalı kullanılacaksa östrojen mümkün olan en az seviyede tutulmalıdır.

Uykusuzluk, aşırı uyku, uyku kalitesindeki bozulmalar migren atağının sıklaşmasına ya da ortaya çıkmasına neden olabilir. Cinsel aktivite veya yoğun fiziksel efor migreni tetikleyebilir. Açlık veya aşırı yemek, bazı gıda maddeleri ve gıdanın içinde ki katkı maddeler, alkol ve kafeinli içecekler ve nikotin migreni tetikleyebilir. Çevrede ki hava basıncı veya basınç değişiklikleri migreni tetikleyebilir. Gürültü, parlak ışıklar, güneş ışığına maruz kalmak, bazı yoğun kokular migreni tetikleyebilir.

İşte ve ev hayatında yaşanan stres migren atakların nedenlerinden olabilir. Duygular da migrenin başlamasında önemli role sahiptirler. Uzamış stres, bastırılmış veya içe atılmış düşmanlık duyguları, öfke ve üzüntü gibi duygular ifade edilmeleri mümkün olmazsa birikerek bir migren atağını başlatabilirler. Stres önemli olmakla beraber bir kısım hastada stres geçtikten veya hafiflerken migrenin başladığını ifade ederler. Mesela tatilin ilk günü veya yoğun bir haftanın sonunda baş ağrısı başlayabilir.

Akupunktur_

Akupunktur İle Stres Tedavisi

AKUPUNKTUR İLE STRES TEDAVİSİ

Her şeyin üstünüze geldiğini hissediyor ve hatta fiziki sağlığınızın da bozulduğunu fark ediyorsanız, stres seviyenizi kontrol edemeyecek noktaya geldiniz demektir. Çünkü stres genellikle kontrol edilemeyecek düzeye geldiğinde kendini belli eder.

Her insanın stres seviyesi farklıdır, bu nedenle hangi aşamada kontrol edilemez hale geldiği her insanda farklılık gösterir. Kimi insanlar ölüm, ayrılık gibi durumlarda bile sakin kalabilirken, kimi insanlar için kısa süre gecikmiş borç bile ciddi bir mesele olabilir.

Stres her zaman kötü değildir. Küçük dozlarda, baskı altında performans göstermenize yardımcı olabilir ve elinizden gelenin en iyisini yapmanız için size motivasyon verir. Ancak sık sık strese girme eğiliminde olursanız bu durum ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Kronik stres vücudunuzdaki hemen hemen her organ sistemi bozar. Bağışıklık sisteminizi baskılayabilir, sindirim sisteminizi ve üreme sisteminizi olumsuz etkileyebilir, kalp krizi ve felç riskini artırabilir ve yaşlanma sürecini hızlandırabilir, sizi endişeye, depresyona ve diğer zihinsel sağlık sorunlarına karşı daha savunmasız bırakır.

Her kişinin stres seviyesi farklı olsa da stresin belirtileri genellikle benzerlik gösterir. Bunlar psikolojik, duygusal, fiziksel ve davranış belirtileri olarak ayrılır.

Stresin psikolojik belirtileri: Zihinsel performans eksikliği, hafıza problemleri, unutkanlık, konsantre olamama, zayıf yargı, sadece olumsuzları görmek, dengesiz ruh hali, endişeli veya yarış düşünceleri ve sürekli endişeli olmak.

Duygusal belirtiler: Depresyon veya genel mutsuzluk, anksiyete – kaygı ve ajitasyon, sinirlilik veya öfke, bunalmış hissetmek, yalnızlık ve izolasyon.

Stresin fiziksel belirtileri:  Ağrı ve sızılar, değişken bağırsak alışkanlığı: ishal veya kabızlık nöbetleri, bulantı, baş dönmesi, baş ağrısı, göğüs ağrısı, kalp çarpıntısı, cinsel dürtü kaybı, sık soğuk algınlığı veya grip geçirme.

Stresin davranış belirtileri: Az ya da çok yemek, çok fazla ya da çok az uyumak, erteleme veya ihmal etme sorumlulukları, rahatlamak için alkol, sigara veya uyuşturucu kullanmak, sinir alışkanlıkları (örneğin tırnak ısırma, tüy koparma hastalığı-trikotilomani).

Stresin neden olduğu veya daha da kötüleştirdiği sağlık sorunları nelerdir?

Sindirim problemleri, egzema, kalp hastalığı, depresyon ve anksiyete, uyku problemleri, otoimmün hastalıklar, kilo problemleri, üreme sorunları, düşünme ve hafıza sorunları, tiroid problemleri, astım, her türlü kas ve iskelet ağrısı, fibromiyalji, bel-boyun ağrıları, migren baş ağrısı ve gerilim tipi baş ağrıları.

Stresle Başa Çıkma Yolları Ve Tedavisi

Aktivite seviyenizi arttırmak, stresi azaltmak ve daha iyi hissetmeye başlamak için her zaman yardımcı olur. Yürüme, koşma, yüzme ve dans gibi ritmik egzersizler özellikle etkilidir. Rahatlamayı öğrenin. Nefes egzersizleri gevşemenizi sağlar. Düzenli olarak uygulandığında, bu aktivite günlük stres seviyenizi azaltabilir ve neşe ve dinginlik duygularını artırabilir. İşlenmiş ve hazır yiyecekler, rafine karbonhidratlar ve şekerli atıştırmalıklar stres belirtilerini kötüleştirebilir, taze meyve ve sebzeler, yüksek kaliteli proteinler ve omega-3 yağ asitleri bakımından zengin bir diyet ise stresle daha iyi başa çıkmanıza yardımcı olabilir. Yeterince uyumak ve yeterince dinlenmek ve yeterince sosyalleşmek stresi azaltabilir.

Stres yönetimi teknikleri, kendi kendine yardım kitaplarından veya bir stres yönetimi kursuna katılarak elde edilebilir. Bazen stres sebeplerinden kaçmak ve stresin etkilerini en aşağı düzeye çekmek tek başına mümkün olmayabilir. Kişi stres yönetimi için bir psikologdan yardım alabilir veya akupunktur tedavisini yaptırabilir. Genellikle depresyon veya anksiyete gibi altta yatan bir hastalık varsa ilaç tedavisi önerilir.

Akupunktur tedavisi tek başına veya diğer tedavi yöntemlerle kombine edilerek uygulanabilir.

Streste Oluşan Kortizol Yüksekliği Ve Kanda Artan Kortizol Düzeyi Hangi Hastalıklara Zemin Hazırlıyor?

Araştırmalar gösteriyor ki stresli zamanlarda kanda kortizol düzeyi artıyor. Kanda kortizol uzun süre yüksek kalınca bir değil birçok şey devreye giriyor:
Rahatlamak için yediğimiz ve strese karşı iyi geldiğini sandığımız gıdaların yani şekerli, unlu, yağlı ve kızartılmış besinlerin tüketimi artıyor. Neticede kilo almamız kolaylaşıyor ve kortizol, özelikle karın bölgesinde yağlanmaya neden oluyor. Karın yağlanması, kalp ve damar hastalıkların oluşması için önemli risk faktörler arasındadır. Kortizolun etkilerinden tuz ve su tutulumuna bağlı ödem ve kan basıncımız yükseliyor, hipertansiyon hastalığına davetiye çıkıyor. Kanda şeker düzeyi yükseliyor, şeker hastalığına zemin hazırlanıyor. Yemek borusu ve mide arasındaki “kapak” mekanizması bozuluyor. Reflü sorunu devreye giriyor. Mide asit üretimi artıyor, gastrit ve benzeri hazım sorunları tetikleniyor. Kalın bağırsak spazmları nedeniyle spastik kolit/hassas bağırsak sendromu gibi sorunlar tehdit etmeye başlıyor. Daha sonra kronik iltihap sendromu devreye giriyor. Kronik yorgunluk tablosu, ilerleyici bir bitkinlik süreci gelişiyor. Yine kronik iltihap nedeniyle pek çok kronik hastalığa zemin hazırlanıyor. Strese bağlı bağışıklık bozuklukları neticesinde bağışıklık sistemi zayıflıyor. Otoimmun hastalıklar (haşimoto, vitiligo, lupus, multip skleroz, sedef, artritler) tetikleniyor. Mikroplara karşı direnç düşüyor ve daha sık hastalanmaya başlıyorsunuz.

Streste Akupunkturun Faydaları Nelerdir?

Akupunktur  vücutta bulunan doğal sakinleştirici maddeleri salgılatarak stres seviyesini azaltır ve kortizolun kan değerlerinde düşüşe sebep olur. Akupunktur tedavi süreci ilerleyince kanda kortizol değeri azalınca kortizol fazlalığın devreye soktuğu mekanızmalar tek tek zamanla kırılmış olur.

Akupunktur limbik sistem, otonom sinir sistemi ve endokrin sistemi üzerine etki ederek tedaviyi sağlar. Limbik sistem, beynin derinliklerinde bulunan ve temelde duygu ve davranışların düzenlenmesi, uzun süreli hafıza ve motivasyondan sorumlu beyin bölgelerinin ortak adıdır. Beyin ödül merkezi de burada bulunur.  Akupunktur kanda serotonin, endorfin, dopamin ve ağrı kesicileri artırarak keyif verir, endişeleri yok eder, kaygıları azaltır ve vücut ağrılarını dindirir.

Stres tedavisinde akupunktur haftada 2-3 kez olmak üzere toplam 10-15 seans uygulanmakta.

Sınav Stresi İçin Akupunktur

Gençler sıkça akupunktura sınav stresi için müracaat ediyorlar. Akupunktur sınav başarısını artırmak için, sınav stresini azaltmak için ve konsantasyon artırıcı olarak kullanılabilir. Kulak kepçenin üzerinde ki noktalara, baş ve boynun üzerinde ki akupunktur noktalarına süper incecik gümüş iğneler takılır. Ortalama haftada bir veya iki seans kişi gelebilir. Genç danışanlar akupunkturu sınav tarihine kadar yaptırabilir.

Akupunktur randevusu almak ve daha detaylı bilgi için lütfen 0216 384 20 85-86 kliniğimizin telefonlarından bizi arayınız.

 

Videolar

Gazeteci Bilal Özcan Yazdı – 25.07.2019 :

https://www.bilalozcan.com/akupunktur-ile-17-bin-kisiyi-zayiflattilar-25-temmuz-2019-persembe-75853

Tüm Videoları İzlemek İçin Lütfen YouTube Kanalımıza Abone Olun:

Akupunktur & Mezoterapi Dr. Ebru Uysal Ve Dr. Berna Egemen

 

Cine 5 – “Gülşah’la Farklı Bir Gün”

Konuk: Dr. Ebru EGEMEN UYSAL

 

Akupunktur Kliniğinde Röportaj

Dr. Berna ŞADİYE EGEMEN

 

HTV – “Sağlıklı Bir Gün”

Konuk: Dr. Ebru EGEMEN UYSAL

 

LOCAL TIME – “Hayat Ağacı”

Konuk: Dr. Ebru EGEMEN UYSAL

 

www.doktorsitesi.com Video Çekimleri

Dr. Berna ŞADİYE EGEMEN

Akupunktur ile bel fıtığı tedavisi

 

Akupunktur ile boyun fıtığı tedavisi

 

Akupunktur ile migren tedavisi

 

 

www.doktorsitesi.com Video Çekimleri

Dr. Ebru EGEMEN UYSAL

Akupunktur ile sigara bırakma tedavisi

 

Akupunktur ile tedavi edilen hastalıklar

 

Akupunktur ile zayıflama

 

Mezoterapi nedir?

 

www.migrostv.com Video Çekimleri

Dr. Ebru EGEMEN UYSAL

Gıda İntoleransı Nedir?

 

 

Gıda İntoleransı ile Gıda Alerjisi Arasındaki Fark Nedir?

 

 

En Sık Rastalanan İntoleranslı Gıdalar Hangileridir?

 

 

Gıda İntoleransı Testi Nasıl Yapılır?

 

 

Gıda İntoleransı Oluşmaması İçin Neler Yapılmalıdır?

 

 

Gıda İntoleransı Testini Kimler Yaptırabilir?

 

 

Neden Gıda İntoleransı Testi Yaptırmalıyız?