Tag Archives: akupunktur nasıl uygulanır

Akupunktur İle Sigara Bırakma

Sigara bağımlılığın hem fiziksel hem psikolojik bağımlılık türü olması yüzünden, kişi kendi irade ile sigarayı bırakma denemesinde çoğu zaman başarısız kalır. (WHO)-Dünya Sağlık Örgütünün yayınladığı raporlara göre akupunkturla tedavi edilebilen alışkanlıklar grubunda sigara alışkanlığı yer almaktadır. 

Ä°lgili resim

Sigara Bırakmada Akupunktur Etki Mekanizması Nedir?

Akupunktur vücudu nikotinden hızlı temizler. Nikotin, beyinde bulunan ve endorfin salgılayan sinir uçlarını bloke eder (çalışmasını durdur). Akupunktur bahsettiğimiz sinir uçlarını uyararak endorfin maddesinin salınmasını sağlar bu da kişinin sakinleşmesine, keyif ve huzur bulmasına neden olmaktadır. Akupunktur nikotin eksikliğine bağlı yoksunluk belirtilerin azalmasına sebep olabilir.

Nikotin yoksulluk belirtileri nelerdir ?

Gerginlik, sinirlilik, uyku kalitenin bozulması, yorgunluk, dilde ve başta uyuşma ve boşluk hissi, konsantrasyon azlığı, dikkat eksikliği, baş ağrısı, ishal veya kabızlık ve iştah artışıdır. Bu belirtiler geçicidir ve vücudun kendini onardığını gösterir. Sigarayı bırakmak isteyenlerde tüm nikotin yoksunluk belirtileri ortaya çıkmaz.  Belirtiler ilk 72 saat şiddetlidir ve 7-10 gün içinde azalarak ortadan kalkar, ancak akupunktur tedavisi ile sigarayı bırakan kişilerde bu belirtiler minimal seviyede yaşanır ve saydığımız tüm belirtiler ortaya çıkmayabilir.

Ayrıca yapılan araştırmalar gösteriyor ki akupunktur ile sigarayı bırakan kişilerin, sigaraya tekrar başlama oranı, kendi iradesiyle sigarayı bırakanlara ve ilaçla sigarayı bırakanlara göre, daha düşüktür.

Akupunktur Tedavi Süreci Nedir Ve Nasıl Uygulanır ?

Kliniğimizde sigara bırakma tedavisinde kulak akupunktur yöntemi uygulanmakta. Kulak kepçesinde özel cihazla tespit ettiğimiz refleks noktalarına akupunktur iğneleri takılarak akupunkturun tedavi özelliğini ortaya çıkartıyoruz. Sizin yapmanız gereken tek şey sigara bırakmaya karar vermektir. Toplam 3 akupunktur seansı uygulanmak yeterlidir. Tedavi sırasında kullanılan steril gümüş iğneler saç teli kadar ince olduğundan kulağa batırıldığında acı hissedilmez, iğnenin durduğu yerde deride kızarıklık oluşabilir ve sıcaklık hissedilebilir.

Akupunktur tedavisi sürecinde hasta normal yaşamına devam ediyor. Ayrıca akupunktur tedavisi, ilaç tedavisi gibi yan etkileri içermez. Tedavi süresince komplikasyon yaşanmazken son derece rahatlatıcı  ve etkili bir tedavi seçeneğidir.

Alkol ve eroin bağımlılığı gibi nikotin de bir madde bağımlılığıdır. Ama unutmamak lazım bağımlılık asla iyileşmez ve ömür boyu bir uykuda kalır. Sigarayı bıraktıktan sonra 1 nefes dahi çekerseniz uykuda ki olan bağımlılık tekrar uyanır. Sigarayı bırakan şahıs 6 ay sigara içmese bağımlılık sorununu çözmüştür demek. Eğer 6 ay içinde bir sıkıntı yaşar ve sigara içme isteği olursa yine 1 veya 2 akupunktur seansı yapılabilir.

Kliniğimizde akupunktur uygulayan Doktor Ebru Uysal ve Doktor Berna Egemen  Sağlık Bakanlığın vermiş olduğu Muayenehane Akupunktur Ünitesi Yetki Belge ve Akupunktur Tedavisi Uygulama Sertifikalarına sahiplerdir.

Sigaranın sebep olduğu hastalıklar nelerdir ?

Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığın kısaca KOAH Hastalığın en yaygın nedeni sigaradır. Sigara içen her beş kişiden biri KOAH’a yakalanıyor. KOAH hava yollarıyla akciğer dokusunun zararlı duman ve gazlardan etkilenerek hasar görmesiyle oluşan, nefes darlığıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Erken evrede KOAH’da yakınmalar fazla olmadığı için hekime baş vurulmuyor. Hafif sorunu olan  da hekimin -Sigarayı Bırak- demesinden korktuğu için hekime gitmiyor. Ancak zamanla nefes darlığın artması yüzünden hasta günlük işleri bile yapamayacak duruma geliyor. Ayrıca bu hastalık bazen astımla da karıştırılabiliyor.

Sigara akciğer kanseri başta olmak üzere, ağız, dil, dudak, gırtlak, yemek borusu, mide, pankreas, mesane, böbrek ve kadınlarda rahim ağzı kanserine neden oluyor.

Ayrıca sigara kalp krizi, hipertansiyon, inme, damar tıkanıklığına, ülsere sebep olur. Damarlar üzerinde büzüşme etkisi yaparak ayak ülserinin oluşumuna ve atar damar damar yetersizlik ve tıkanmalarına neden olabilir (Burger hastalığı). Erkeklerde empotansa neden olabilir, hamilelerde düşük yapmaya neden olabilir. Eğer sigara içen şahısta Şeker hastalığı varsa sigara sinir ve böbrek hastalıklarının ortaya çıkmasını hızlandırır.

Sigara içilen evde ki yaşayan bebeklerde ve çocuklarda bir takım rahatsızlıklara daha sık rastlanır. Ani bebek ölüm riski 2,5 kat, bebeklerde kolik tarzı karın ağrısı 2 kat, astım ve alerjik hastalık 5 kat fazla görülür. Ayrıca, çocuklarda zatürre ve bronşit gibi solunum yolu enfeksiyonları belirgin şekilde artar, davranış bozukluklarına daha sık rastlanır.

Akupunktur ile sigarayı bırakma randevusu almak için lütfen 216 384 20 85-384 20 86 kliniğimizin telefon numaralarımızdan bizi arayınız.

Akupunktur İle Boyun Fıtığı Tedavisi

AKUPUNKTUR İLE BOYUN FITIĞI TEDAVİSİ

Bel fıtığından daha az sıklıkla görülen boyun fıtığı 30-45 yaşları arasında ve erkeklerde daha fazladır. C5-C6 seviyesinde en çok hareket vardır, fıtıklaşma bu seviyede en fazladır. Yaş ilerledikçe C6-C7 seviyesindeki fıtıklaşma sıklığı artar.

Kaynak görüntüyü göster

Boyunun Fıtığı Tedavisi Ve Akupunktur

(WHO) – Dünya Sağlık Örgütünün yayınladığı rapora göre akupunkturla tedavi edilebilen hastalıklar grubunda boyun fıtığı yer almaktadır.

Boyun fıtığı tedavisi büyük ölçüde boyun fıtığın derecesine ve boyun ağrısının şiddetine bağlı olarak planlanır. Ameliyat gerektirmeyen hastalarda fizik tedavi ve ilaçlarla tedavi uygulamanın yanında günümüzde etkili tedavi yöntemi akupunktur’dur.

Akupunktur Vücuda Nasıl Etki Ediyor ?

İlk seanslarda önce akupunkturun ağrı giderici etkisi kendini gösterir ve hastanın ağrısı azalır.  Akupunktur vücutta bulunan ve doğal ağrı kesici özelliği olan endorfin hormonunu harekete geçirerek bunu sağlamış olur.  Sonraki seanslarda artık tedavi edici etki kendini gösterir ve fıtık anatomik olarak gerilemeye başlar, diski oluşturan yapılardaki doku yenilenmesi başlar. Fıtık bölgesine kan dolaşımı artarak kas gevşetici ve ödem çözücü maddeler o bölgeye hucum eder. Akupunkturla uyarılan böbrek üstü bezleri kortizon salgılayarak fıtık bölgesindeki dokulardaki ödemin çözülmesine etki ederek damar ve sinirlere yapılan baskının ortadan kalkmasını sağlamaktadır. Akupunktur vücutta bulunan kas gevşetici ve doku besleyicileri maddeleri harekete geçirerek, boyun çevresi kas spazm şikayetleri azalır ve kaslar kuvvetlenir. Akupunktur tedavisinin tetiklediği sakinleştirici etkiye sahip hormonlar sayesinde hasta psikolojik olarak rahatlamaktadır. 

Boyun Fıtığında Akupunktur Nasıl Uygulanır ?

Akupunktur haftada 2-3 kez olmak üzere toplam 10-15 seans uygulanmakta. Yöntem olarak Fransız Kulak ve Vücut akupunkturu uygulamakta. Seans süresi 20-30 dakikadır. Akupunkturun en çekici tarafı hiç bir yan etkinin olmamasıdır. Tedavi süresince komplikasyon yaşanmazken son derece rahatlatıcı bir tedavi seçeneğidir.

Tedavi sırasında kullanılan steril gümüş iğneler saç teli kadar ince olduğundan vücuda batırıldığında acı hissedilmez, iğnenin durduğu yerde kızarıklık oluşabilir ve sıcaklık hissedilebilir.

Belirtmek isteriz ki akupunktur tedavisi sürecinde hasta normal yaşamına devam edebilir. Ayrıca akupunktur tedavisi, ilaç tedavisindeki yan etkileri ve cerrahi tedavilerdeki riskleri içermez.

Kliniğimizde akupunktur uygulayan Doktor Ebru Uysal ve Doktor Berna Egemen  Sağlık Bakanlığın vermiş olduğu Muayenehane Akupunktur Ünitesi Yetki Belge ve Akupunktur Tedavisi Uygulama Sertifikalarına sahiplerdir.

Akupunktur tedavisi için (0216) 384 20 85-384 20 86 kliniğimizin telefon numaralarından arayarak randevu alabilirsiniz

Disk Nedir Ve Diskin Erken Dejenerasyonu Neden Olur?

Boyun bölgesinde 7 adet omur mevcuttur. Omurlar arasında, ikinci ve üçüncü omurlar arasından başlayarak disk adı verilen kıkırdak yapılar bulunur. Boyun, başımızı her yöne çevirmemizi sağlayan ve başın ağırlığını taşıyan güçlü bir yapıya sahiptir. Bu hareketleri omurlar arasında bulunan diskler ve eklemler aracılığı ile sağlar. Boyun omurları içerisinden omurilik geçer. Omurlar arasında bulunan deliklerden ise kol kaslarının hareketini sağlayan ve kolların duyusunu sağlayan sinirler çıkar. Boyun omurları çok hareketli bir yapıya sahip olduğu için boyun ağrısı sık karşılaşılan bir yakınmadır. Erişkin yaş grubunda insanların yarısı yaşamlarında en az bir kez boyun ağrısı atağı geçirirler.

Damarsal yapıları olmayan diskler beslenmeleri için gerekli olan oksijen, glikoz gibi maddeleri komşuluk yaptıkları omurların süngerimsi kemik yapılarından diffüzyon yoluyla alırlar. Bu nedenle direkt kan akımıyla beslenemeyen disklerde doku yaşlanması (mikroskopik dejenerasyonlar) diğer dokulara göre daha erken başlar. Disklerdeki bu dejeneratif değişimler otuzlu yaşlardan itibaren mikroskop altında görünür hale gelmektedir. İlerleyen yıllarda disklerdeki dejenerasyonlara paralel olarak, omurların kenarlarında kalsifikasyonlar (osteochondrose) ve omurlar arasındaki eklemlerde de (spondylose) dejenerasyonlar oluşur. Direkt röntgen filmlerinde, görülen kalsifikasyon ya da halk arasında kireçlenme olarak adlandırılan oluşumlar bu dejeneratif değişimlerdir.

Boyun Fıtığı Nedir?

Omurlar arasında bulunan diskin çeşitli nedenlere bağlı olarak yırtılması sonucunda bu yapının omurilik kanalı ve sinir kökü kanalına girmesiyle boyun fıtığı oluşur.

Boyun Fıtığı Nedenleri Ve Boyun Fıtığı Nasıl Oluşur? 

Boyun fıtığının oluşması pek çok nedene bağlı olabilir. Trafik kaza sonrası veya travma sonrası boyun fıtığı oluşabilir, boynun yanlış hareketleri ve yanlış pozisyonları, boyun kaslarında zayıflık, yanlış duruş, psikolojik stres, yorgunluk, uzun süreli bilgisayar kullanımı, soğuk klima ısısına maruz kalmak ve egzersiz yapmamak başlıca boyun fıtığı nedenleri arasındadır.

Boyun, bele göre daha narin bir yapıda olduğundan, boyundaki deformasyonlar daha erken yaşlarda başlayabilir. Genetik yatkınlık da boyun fıtığına neden olabilir. Genellikle ince, narin ve uzun boyunlu insanlarda boyun fıtığı, kısa boyunlu insanlara oranda daha çok görülmektedir. Bu tip insanların kas yapıları daha zayıftır ve çevresel faktörler ile yaşam biçiminden çok daha kolay etkilenir.

Sigara kullanmak da boyun fıtığı riskini artıran nedenler arasındadır. Özellikle genç yaşlarda sigaraya başlayanlarda, boyun yapısı kısa sürede bozulmaktadır.

Boyun fıtığı, akut ve kronik olarak iki döneme ayrılabilir. Akut dönemde omurgalar arasındaki disk dokusunun jel kıvamında iç kısmının, daha kuvvetli bir bağ dokusundan oluşan dış kısmı yırtarak omurilik ve sinirlere bası yapması sonucu boyun fıtığı ortaya çıkar. Buna bağlı tek taraflı boyun ağrısı, kürek kemiğine, göğse ve kola yayılan ağrılar hissedilebilir. Ağrı, öksürük, ıkınma ve hapşırma ile artabilir. Kollarda güçsüzlük hissi, sabah yorgunluğu, kulakta çınlama ve uğultu de olabilir. Kronik dönemde omurga kemiklerinde çıkıntı oluşumu (osteofit) veya genel olarak omurga sistemini oluşturan yapıların yaygın dejenerasyonu ile servikal spondilozis- boyun kireçlenmesi adı verilen bir tablo söz konusudur.

Ä°lgili resim

Akupunktur ve boyun fıtığı tedavisi ile ilgili sorularınızı aşağıya yorum olarak yazın doktorlarımız cevaplasın veya randevu almak için lütfen 0216 384 20 85 – 86 kliniğimizin telefon numaralarından arayın!

akupunktur akupunktur ağrı tedavisi akupunktur ile boyun ağrısı tedavisi ameliyat sonrası geçmeyen ağrılar boyun fıtığı tedavisi akupunktur ile boyun fıtığı tedavisi boyun fıtık boyun ağrısı  

İştah yönetiminde dengeyi oluşturmak için yetişkinler zaman zaman desteğe ihtiyaç duyabilirler. Destek olarak akupunktur bütüncül bir uygulamadır. Akupunktur bir denge tedavisidir; bedenin enerji akışını düzenler. Örneğin akupunkturun iştahı düzenlemesi ve metabolizmayı hızlandırması da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Kilo almanın temel nedenlerinden hareketsiz yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklardaki hatalardır. Kişi kilo vermeye karar verdiğinde
Tedavisi mümkün nörolojik bir hastalık olan migren, çoğunlukla ataklar halinde gelen bir baş ağrısı tipidir ve doktora en fazla başvurulan rahatsızlıklardan biridir. Migren hormonlarının aktif olduğu genç yaşlardaki kadınlarda görülme sıklığı erkeklere göre üç katı fazladır. Kadınların yaklaşık % 20’sinin, erkeklerin ise % 8’inin migrenli olduğu bilinmektedir. Migren, bazen bulantı ve kusma
Sigara bağımlılığın hem fiziksel hem psikolojik bağımlılık türü olması yüzünden, kişi kendi irade ile sigarayı bırakma denemesinde çoğu zaman başarısız kalır. (WHO)-Dünya Sağlık Örgütünün yayınladığı raporlara göre akupunkturla tedavi edilebilen alışkanlıklar grubunda sigara alışkanlığı yer almaktadır.  Sigara Bırakmada Akupunktur Etki Mekanizması Nedir? Akupunktur vücudu nikotinden hızlı temizler. Nikotin, beyinde bulunan ve
Tüm fıtıkların yaklaşık % 90’ı bel bölgede görülür. Bel fıtığı en sık L4-L5 ve L5-S1 seviyelerinde görülür. Bunun nedeni bu seviyelerde yüklenmenin daha fazla ve bu segmentlerin daha hareketli olmalarına bağlanabilir. En belirgin semptom ağrıdır. Ağrı belden ziyade bacakta daha şiddetlidir. Bel Fıtığı Tedavisi Ve Akupunktur (WHO) – Dünya Sağlık
Bel fıtığından daha az sıklıkla görülen boyun fıtığı 30-45 yaşları arasında ve erkeklerde daha fazladır. C5-C6 seviyesinde en çok hareket vardır, fıtıklaşma bu seviyede en fazladır. Yaş ilerledikçe C6-C7 seviyesindeki fıtıklaşma sıklığı artar. Boyunun Fıtığı Tedavisi Ve Akupunktur  (WHO) – Dünya Sağlık Örgütünün yayınladığı rapora göre akupunkturla tedavi edilebilen hastalıklar

Akupunktur İle Bel ve Boyun Ağrıları Tedavisi

AKUPUNKTUR İLE BEL VE BOYUN AĞRISI TEDAVİSİ

Bel ağrılarının büyük kısmı, yumuşak dokulardaki (örneğin: kas, ligament) aşırı gerilme ve  zorlanma sonucu gelişir (%70) ve çoğunlukla bu tür bel ağrıları geçicidir. Bel ağrılarının %10 dejeneratif değişikliklere bağlıdır. Bel fıtığı bel ağrılarının ancak % 4 kısmından sorumludur. Diğer bel ağrı nedenleri: Osteoporoza (kemik erimesine) bağlı kompresyon kırıklar % 4, omuriliğin geçtiği kanal daralması (spinal stenoz) % 3 , spondilolistezis % 2. Bel ağrılarının  % 8’i : genetik hastalıklar, trauma sonucu oluşan kırıklar, kanser, inflamatuvar artritler ve enfeksiyonlardan kaynaklıdır.

acupuncture ile ilgili görsel sonucu

Boyun ağrısı omurganın kemik ve eklem yapılarından kaynaklı olabileceği gibi kas, bağlar ve sinirler gibi yumuşak dokulardan da kaynaklanabilir. En sık boyun ağrısı nedenini yumuşak doku zorlanmaları oluşturur. Boyun ağrısı boyunu destekleyen kasların aşırı gerilmesi ile oluşur. Ağır bir şey kaldırmak, aşırı spor yapmak, yoğun masa başı iş yapmak, bilgisayarın başında öne eğik vaziyete, kambur halde çalışmak kas spazmına neden olabilir. Ayrıca yanlış pozisyonda uyuya kalma, yüksek yastık ve kötü seyahat şartları da boyun tutulması yapabilmektedir. Çoğu zaman basit tedaviler ile spazm ve tutulma çözülmektedir.

Trafik kazaları boyunda ciddi yaralanmalara neden olabilmektedir. Araba koltuklarının üst kısımlarındaki baş destekleri başın arkaya gitmesini engelleyen önemli güvenlik önlemleridir. Ayrıca emniyet kemerlerinin kullanımına mutlaka dikkat edilmelidir. Ayrıca güreş gibi sporlar ve yüksekten düşme de benzer derecede boyun sorunlarına yol açabilir.

Boyun osteoartriti (kireçlenme) eklemlerin yıpranıp, aşınmasıyla oluşur. Boyunda bu değişiklikler 20-30’lu yaşlarda başlayarak ilerler fakat genellikle yakınmaya neden olmaz. Eğer eklemlerdeki söz konusu hasar ve disk kenarlarındaki yeni kemik oluşumları boynun normal hareketlerini engellerse, ağrı dışında boyunda tutukluluk hissi de gelişir. Ağrı ve tutukluluk zaman zaman alevlenme ve düzelme dönemleri gösterebilir. Eklem kenarlarından büyüyen yeni kemik oluşumları boyun hareketleri sırasında sinir köklerine bası yapabilir. Sonuçta, sinirin yayılım alanı boyunca (omuz ve kollarda) ağrı oluşabilir. Sinir hasarı aynı zamanda uyuşukluk, iğnelenme hissi oluşturabilir ve kaslar güçsüzlüğü ortaya çıkabilir. Bazen çok ileri olgularda, kemik çıkıntıları omuriliğe de bası yapabilir ve vücudun alt kısmında güçsüzlük ve duyu kaybı gelişebilir

Boyun Fıtığı -Her iki boyun omuru arasında yastık görevi yapan jölemsi kıkırdak disk dokusunun omurilik ve kola giden sinirlere doğru taşmasıdır. Basının büyüklüğü ve etkinliğine göre boyun ve kol ağrısı, kol kaslarında kuvvet kaybı, ellerde his kusuru, uyuşma ve beceriksizlik görülebilir. Eğer omuriliğe doğru bası olur ise yürüme zorluğu, bacaklarda kuvvetsizlik ve idrar şikayetleri de görülebilmektedir. Tıbbi tedaviye rağmen yakınmalar geçmiyorsa yada ciddi omurilik ve sinir basısı var ise; o zaman tedavi ameliyattır.

Romatoid artrit, ankilozan spondilit gibi hastalıklar boyun hareketlerinde kalıcı kısıtlılık yapabilir. Ancak mekanik ağrıların tersine bu hastalıklarda ağrı hareketle azalır uzun süreli istirahatle ve özellikle geceleri artar. Sabahları görülen yarım saatten fazla süren eklem sertliği ve hareket zorluğu romatizmal hastalıklar için tipiktir.

Omurga Kanalında Daralma-Omuriliğin ve/veya sinirlerinin geçtiği kanalların daralması ve omurilik beslenmesinin bozulması ile ortaya çıkar. Özellikle ileri yaşlarda ellerde uyuşma, kuvvetsizlik ve beceriksizlik, yürümede zorluk ve el-ayaklarda his kusuru görülebilmektedir.

Psikolojik Faktörler-Vücudumuzdaki kasların çoğunluğu çalışmadığı zaman tamamen gevşer. Ancak yer çekimine karşı koyan kaslar olarak bilinen ve boyun kaslarını da içeren bazı kaslar vücudumuzu dik pozisyonda tutmak için sürekli çalışmak zorundadır. Boyun kasları çok çalışırlarsa, gerilim tipi baş ağrısına neden olurlar. Kişi herhangi bir konuda endişe duyduğunda, üzüldüğünde kaslarını gereğinden daha fazla kasar. Bu durum, kasların başın arka kısmına yapıştıkları yerde aşırı bir gerginlik oluşturur. Kas yapışma yerleri duyarlı ve ağrılı hale gelir. Ağrı çok şiddetlendiğinde boyundan yukarı başın arka kısmına ve öne doğru yayılır, hatta bazen ağrının gözlerinin arka kısmında hissedildiği söylenir.

Diğer Nedenler-Bazı kişilerde kötü duruş, çok yumuşak bir yatak ve yastığın kalınlığının uygun olmaması gibi nedenlerle birkaç günde kaybolan boyunda ağrı ve tutukluluk hissi gelişebilir. Miyofasiyal Ağrı Sendromu adı verilen boyun ve sırt kaslarında duyarlı noktalarla kendini gösteren yumuşak doku kaynaklı ağrılar olabilir. Boyundan çıkan sinirlerin omuz ve koltukaltı bölgesinde sıkışması da Torasik Çıkış Sendromu denilen, boyundan kola yayılan ağrı ve uyuşukluğa neden olan hastalığa yol açabilir. Çok daha nadiren, boyundaki ağrı çok ciddi başka bir hastalığın belirtisi olabilir. Boyun tümörleri, omurilik tümörleri, kemik enfeksiyonları (tüberküloz, bruselloz) da boyun ve kol ağrısı nedeni olabilir. Omuz ekleminden kaynaklanan ağrılar boyun ve kol ağrılarını taklit edebilir. Yemek borusu, nefes borusu, tiroid ve akciğer hastalıklarında da nadiren ağrı boyun bölgesinde hissedilebilir.

Bel Fıtığı Ve Bel Kireçlenmesi Nedir?

İki omur arasında yer alan diskler 4 – 6 mm kalınlığında, form değiştirebilen elastik yapılardır. Diskin merkezi kısmında jöle benzeri, yumuşak bağ dokusundan oluşan nucleus pulposus, etrafında da özel lifli halka anulus fibrosus var. Bu iki farklı yapıdan oluşan diskler omurlar arasında yastık (amortisör) görevi yapmaktadırlar. Diskler bütün omurga boyunca omurlar arasında yer alırlar ve böylece omurların birbiri üzerinde daha kolay hareket ederek ölçülü de olsa omurganın hareketliliğini sağlamış olurlar. Ayrıca omurgaya binen ağırlığın daha geniş yüzeye yayılması da sağlanmış olur.

Doğal olarak, lomber-bel bölgede bulunan diskler, daha üst seviyelerdeki, örneğin boyun bölgesindeki disklere oranla daha fazla ağırlığa maruz kalırlar. Bu da disklerin yıpranması neden bel bölgesinde daha fazla oluştuğunun nedenlerinden bir tanesidir.

Damarsal yapıları olmayan diskler beslenmeleri için gerekli olan oksijen, glikoz gibi maddeleri komşuluk yaptıkları omurların süngerimsi kemik yapılarından diffüzyon yoluyla alırlar. Bu nedenle direkt kan akımıyla beslenemeyen disklerde doku yaşlanması (mikroskopik dejenerasyonlar) diğer dokulara göre daha erken başlar. Disklerdeki bu dejeneratif değişimler otuzlu yaşlardan itibaren mikroskop altında görünür hale gelmektedir. İlerleyen yıllarda disklerdeki dejenerasyonlara paralel olarak, omurların kenarlarında kalsifikasyonlar (osteochondrose) ve omurlar arasındaki eklemlerde de (spondylose) dejenerasyonlar oluşur. Direkt röntgen filmlerinde, görülen kalsifikasyon ya da halk arasında kireçlenme olarak adlandırılan oluşumlar bu dejeneratif değişimlerdir.

Boyun Fıtığı Ve Boyun Kireçlenmesi Nedir?

Boyun bölgesinde 7 adet omur mevcuttur. Omurlar arasında, ikinci ve üçüncü omurlar arasından başlayarak disk adı verilen kıkırdak yapılar bulunur. Boyun, başımızı her yöne çevirmemizi sağlayan ve başın ağırlığını taşıyan güçlü bir yapıya sahiptir. Bu hareketleri omurlar arasında bulunan diskler ve eklemler aracılığı ile sağlar. Boyun omurları içerisinden omurilik geçer. Omurlar arasında bulunan deliklerden ise kol kaslarının hareketini sağlayan ve kolların duyusunu sağlayan sinirler çıkar. Boyun omurları çok hareketli bir yapıya sahip olduğu için boyun ağrısı sık karşılaşılan bir yakınmadır. Erişkin yaş grubunda insanların yarısı yaşamlarında en az bir kez boyun ağrısı atağı geçirirler.

Omurlar arasında bulunan diskin çeşitli nedenlere bağlı olarak yırtılması sonucunda bu yapının omurilik kanalı ve sinir kökü kanalına girmesiyle boyun fıtığı oluşur.

Boyun fıtığının oluşması pek çok nedene bağlı olabilir. Trafik kaza sonrası veya travma sonrası boyun fıtığı oluşabilir, boynun yanlış hareketleri ve yanlış pozisyonları, boyun kaslarında zayıflık, yanlış duruş, psikolojik stres, yorgunluk, uzun süreli bilgisayar kullanımı, soğuk klima ısısına maruz kalmak ve egzersiz yapmamak başlıca boyun fıtığı nedenleri arasındadır.

Boyun, bele göre daha narin bir yapıda olduğundan, boyundaki deformasyonlar daha erken yaşlarda başlayabilir. Genetik yatkınlık da boyun fıtığına neden olabilir. Genellikle ince, narin ve uzun boyunlu insanlarda boyun fıtığı, kısa boyunlu insanlara oranda daha çok görülmektedir. Bu tip insanların kas yapıları daha zayıftır ve çevresel faktörler ile yaşam biçiminden çok daha kolay etkilenir.

Sigara kullanmak da boyun fıtığı riskini artıran nedenler arasındadır. Özellikle genç yaşlarda sigaraya başlayanlarda, boyun yapısı kısa sürede bozulmaktadır.

Boyun fıtığı, akut ve kronik olarak iki döneme ayrılabilir. Akut dönemde omurgalar arasındaki disk dokusunun jel kıvamında iç kısmının, daha kuvvetli bir bağ dokusundan oluşan dış kısmı yırtarak omurilik ve sinirlere bası yapması sonucu boyun fıtığı ortaya çıkar. Buna bağlı tek taraflı boyun ağrısı, kürek kemiğine, göğse ve kola yayılan ağrılar hissedilebilir. Ağrı, öksürük, ıkınma ve hapşırma ile artabilir. Kollarda güçsüzlük hissi, sabah yorgunluğu, kulakta çınlama ve uğultu de olabilir. Kronik dönemde omurga kemiklerinde çıkıntı oluşumu (osteofit) veya genel olarak omurga sistemini oluşturan yapıların yaygın dejenerasyonu ile servikal spondilozis – boyun kireçlenmesi adı verilen bir tablo söz konusudur.

Akupunktur İle Bel Ve Boyun Ağrısı Tedavisi

Akupunktur, bel ve boyun fıtığı tedavisinde akla gelecek tedavi yöntemidir zira akupunktur boyun ve bel fıtıklarda yapısal bozuklukları tamir eder. Ayrıca akupunktur tedavisi uzun süreli etkili olmaktadır.

Romatizmal ağrıları, boyun bölgesi artrozu (boyun kireçlenmesi), bel bölgesi artrozu (bel kireçlenmesi) akupunkturla tedavi edilmektedir. Kireçlenme vücudun hemen her ekleminde olabilir (boyun, omuz, dirsek, el, ,kalça, omurga, diz) buradaki nedenlerden bir tanesi fazla kilo ise akupunktur burada bir tedavi olarak kiloları vermede faydalı olur. Bunun haricinde akupunktur hafif ve orta düzey kireçlenmelerde bir tedavi yöntemi olarak dünyada yaygın olarak kullanılıyor.

Ayrıca kemikler alçıya alındığında, alçı eklem, kas ve bağların hareketsiz kalmasına neden olduğu için kireçlenmeye sebep olur. Bir an evvel egzersizlere başlamak gerekir. Bu egzersizler yapılıyorken de ağrı kesici, çevre dokuları gevşetici ve güçlendirici, ödemi çözücü etkileri için akupunktur tedavisinden yararlanılabilir.

Akupunktur boyun ve bel ağrılarında bu bölgelerde oluşan kas spazma bağlı ağrılarında 
etkili olabilmektedir. Fibromiyaljide (Kas Ağrılarında) akupunktur tedavisi ağrı azaltan etkinliğinin yanında omurga çevresinde bulunan kasları (paravertebral) gevşetir ve uzun dönem devam eden kas ağrılarının oluşturduğu anksiyete üzerinde de rahatlatıcı etkisi ile psikolojik rahatlama sağlar.

Akupunktur Vücuda Nasıl Etki Ediyor ?

Ağrı tedavisinde akupunktur vücutta endorfin salgısına yol açarak analjezi oluşturmasının yanında kas iskelet sistemi ağrılarına yol açan nedenlerini (kasılma, ödem, inflamasyon, iskemi) ortadan kaldırdığı için kalıcı bir iyileşme sağlamaktadır.

Ağrı kesici etki: Akupunktur beyinden endorfin maddesini salgılatır. Endorfin, bugün hiçbir ilacın etkisine ulaşamadığı güçlü ağrı kesici etkisi olan maddedir. İnsan vücudu tarafından üretilir. Akupunktur bu doğal ağrı kesicinin salgılanmasını uyarır

Kas gevşetici etki: Akupunktur beyinden GABA (gama amino bütirik asit) salgılanmasını uyarır. GABA kuvvetli bir kas gevşetici olup, ağrıların azalmasına neden olur. Özellikle boyun ve bel fıtıklarında kas spazmı vardır. GABA sayesinde bu spazm ortadan kalkar.

Ödem ve enflamasyon çözücü etki: Ağrıyı hissettiğimiz yerde, enflamasyon varlığında ödem dediğimiz, sıvı toplanması söz konusundur. Ödem hem ağrıya neden olur hem de o bölgenin dolaşımını bozarak ağrıyı arttırır. Akupunktur beyinden streoid denilen maddenin salgılanmasını uyarır. Streoid ödemi çözerek hastayı rahatlatır, dolaşımı arttırır ve ağrıyı azaltır.

Psikolojik rahatlatıcı etki: Akupunkturun insanı sakinleştirici ve rahatlatıcı etkisi, beyinden salgılattığı serotonin ve endorfin maddelerine bağlıdır. Kişi üzerinde oluşan stres ortadan kalkar, uyku düzeni sağlanır. Kişi düzenli uyku sayesinde halsizlik ve yorgunluk semptomlarından kurtularak kendini daha iyi hisseder.

Akupunktur Nasıl Uygulanır ?

Akupunktur haftada 2-3 kez olmak üzere toplam 10-15 seans uygulanmakta. Yöntem olarak Fransız Kulak ve Vücut akupunkturu uygulamakta. Seans süresi 20-30 dakikadır.

Akupunkturun en çekici tarafı hiç bir yan etkinin olmamasıdır. Tedavi süresince komplikasyon yaşanmazken son derece rahatlatıcı bir tedavi seçeneğidir.

Tedavi sırasında kullanılan steril gümüş iğneler saç teli kadar ince olduğundan vücuda batırıldığında acı hissedilmez, iğnenin durduğu yerde kızarıklık oluşabilir ve sıcaklık hissedilebilir.

Belirtmek isteriz ki akupunktur tedavisi sürecinde hasta normal yaşamına devam edebilir. Ayrıca akupunktur tedavisi, ilaç tedavisindeki yan etkileri ve cerrahi tedavilerdeki riskleri içermez.

Kliniğimizde akupunktur uygulayan Doktor Ebru Uysal ve Doktor Berna Egemen  Sağlık Bakanlığın vermiş olduğu Muayenehane Akupunktur Ünitesi Yetki Belge ve Akupunktur Tedavisi Uygulama Sertifikalarına sahiplerdir.

Akupunktur ve bel- boyun ağrı tedavileri ile ilgili sorularınızı aşağıya yorum olarak yazın doktorlarımız cevaplasın veya randevu almak için lütfen 0216 384 20 85 – 86 kliniğimizin telefon numaralarından arayın!

Akupunktur İle Sigara Bırakma

AKUPUNKTUR İLE SİGARA BIRAKMA TEDAVİSİ

Sigara bağımlılığın hem fiziksel hem psikolojik bağımlılık türü olması yüzünden, kişi kendi irade ile sigarayı bırakma denemesinde çoğu zaman başarısız kalır. (WHO)-Dünya Sağlık Örgütünün yayınladığı raporlara göre akupunkturla tedavi edilebilen alışkanlıklar grubunda sigara alışkanlığı yer almaktadır. 

Ä°lgili resim

Akupunktur etki mekanizması

Akupunktur vücudu nikotinden hızlı temizler. Nikotin, beyinde bulunan ve endorfin salgılayan sinir uçlarını bloke eder (çalışmasını durdur). Akupunktur bahsettiğimiz sinir uçlarını uyararak endorfin maddesinin salınmasını sağlar bu da kişinin sakinleşmesine, keyif ve huzur bulmasına neden olmaktadır. Akupunktur nikotin eksikliğine bağlı yoksunluk belirtilerin azalmasına sebep olabilir.

Nikotin yoksulluk belirtileri nelerdir ?

Gerginlik, sinirlilik, uyku kalitenin bozulması, yorgunluk, dilde ve başta uyuşma ve boşluk hissi, konsantrasyon azlığı, dikkat eksikliği, baş ağrısı, ishal veya kabızlık ve iştah artışıdır. Bu belirtiler geçicidir ve vücudun kendini onardığını gösterir. Sigarayı bırakmak isteyenlerde tüm nikotin yoksunluk belirtileri ortaya çıkmaz.  Belirtiler ilk 72 saat şiddetlidir ve 7-10 gün içinde azalarak ortadan kalkar, ancak akupunktur tedavisi ile sigarayı bırakan kişilerde bu belirtiler minimal seviyede yaşanır ve saydığımız tüm belirtiler ortaya çıkmayabilir.

Ayrıca yapılan araştırmalar gösteriyor ki akupunktur ile sigarayı bırakan kişilerin, sigaraya tekrar başlama oranı, kendi iradesiyle sigarayı bırakanlara ve ilaçla sigarayı bırakanlara göre, daha düşüktür.

Akupunktur Nasıl Uygulanır ?

Kliniğimizde sigara bırakma tedavisinde kulak akupunktur yöntemi uygulanmakta. Kulakta özel cihazla tespit edilmiş refleks noktaları akupunktur iğneleri ile uyarılır. Yapmanız gereken tek şey sigarayı bırakmaya karar vermektir. Toplam 3 akupunktur seansı uygulanmakta. Tedavi sırasında kullanılan steril gümüş iğneler saç teli kadar ince olduğundan vücuda batırıldığında acı hissedilmez, iğnenin durduğu yerde kızarıklık oluşabilir ve sıcaklık hissedilebilir.

Belirtmek isteriz ki akupunktur tedavisi sürecinde hasta normal yaşamına devam edebilir. Ayrıca akupunktur tedavisi, ilaç tedavisi gibi yan etkileri içermez. Tedavi süresince komplikasyon yaşanmazken son derece rahatlatıcı bir tedavi seçeneğidir.

Alkol ve eroin bağımlılığı gibi nikotin de bir madde bağımlılığıdır. Ama unutmamak lazım bağımlılık asla iyileşmez ve ömür boyu bir uykuda kalır. Sigarayı bıraktıktan sonra 1 nefes dahi çekerseniz uykuda ki olan bağımlılık tekrar uyanır. Sigarayı bırakan şahıs 6 ay sigara içmese bağımlılık sorununu çözmüştür demek. Eğer 6 ay içinde bir sıkıntı yaşar ve sigara içme isteği olursa yine 1 veya 2 akupunktur seansı yapılabilir.

Kliniğimizde akupunktur uygulayan Doktor Ebru Uysal ve Doktor Berna Egemen  Sağlık Bakanlığın vermiş olduğu Muayenehane Akupunktur Ünitesi Yetki Belge ve Akupunktur Tedavisi Uygulama Sertifikalarına sahiplerdir.

Sigaranın sebep olduğu hastalıklar nelerdir ?

Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığın kısaca KOAH Hastalığın en yaygın nedeni sigaradır. Sigara içen her beş kişiden biri KOAH’a yakalanıyor. KOAH hava yollarıyla akciğer dokusunun zararlı duman ve gazlardan etkilenerek hasar görmesiyle oluşan, nefes darlığıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Erken evrede KOAH’da yakınmalar fazla olmadığı için hekime baş vurulmuyor. Hafif sorunu olan  da hekimin -Sigarayı Bırak- demesinden korktuğu için hekime gitmiyor. Ancak zamanla nefes darlığın artması yüzünden hasta günlük işleri bile yapamayacak duruma geliyor. Ayrıca bu hastalık bazen astımla da karıştırılabiliyor.

Sigara akciğer kanseri başta olmak üzere, ağız, dil, dudak, gırtlak, yemek borusu, mide, pankreas, mesane, böbrek ve kadınlarda rahim ağzı kanserine neden oluyor.

Ayrıca sigara kalp krizi, hipertansiyon, inme, damar tıkanıklığına, ülsere sebep olur. Damarlar üzerinde büzüşme etkisi yaparak ayak ülserinin oluşumuna ve atar damar damar yetersizlik ve tıkanmalarına neden olabilir (Burger hastalığı). Erkeklerde empotansa neden olabilir, hamilelerde düşük yapmaya neden olabilir. Eğer sigara içen şahısta Şeker hastalığı varsa sigara sinir ve böbrek hastalıklarının ortaya çıkmasını hızlandırır.

Sigara içilen evde ki yaşayan bebeklerde ve çocuklarda bir takım rahatsızlıklara daha sık rastlanır. Ani bebek ölüm riski 2,5 kat, bebeklerde kolik tarzı karın ağrısı 2 kat, astım ve alerjik hastalık 5 kat fazla görülür. Ayrıca, çocuklarda zatürre ve bronşit gibi solunum yolu enfeksiyonları belirgin şekilde artar, davranış bozukluklarına daha sık rastlanır.

Akupunktur ve sigara bırakma yöntemi ile ilgili sorularınızı aşağıya yorum olarak yazın doktorlarımız cevaplasın veya randevu almak için lütfen 0216 384 20 85 – 86 kliniğimizin telefon numaralarından arayın!